Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/487 E. 2025/1826 K. – Trafik Güvenliğin
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/487
- Karar No
- 2025/1826
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/445 E., 2022/602 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/445 Esas, 2022/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2, 53/1-2-3, 58 maddeleri uyarınca neticeten 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 28.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-07-9480-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10065 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10065 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 9. maddesinde yer alan, "(1) Cumhuriyet savcısı şüpheliyi seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla en kısa sürede davet eder. Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir. (2) Şüphelinin mazeretsiz olarak davete icabet etmemesi, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması veya yurt dışında olması ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından bu durum tutanağa bağlanır ve soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/8517 sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma esnasında, sanığın üzerine atılı suçun seri muhakeme usulüne tabi olması sebebiyle bilinen son adresine seri muhakeme usulü teklifini içerir davetiyenin tebliğe çıkartıldığı, sanığın isim vermeyen komşusundan sorulmak suretiyle çarşıya gittiğinden bahisle, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi gereğince anılan davetiyenin tebliğ edildiği, yapılan tebliğe rağmen seri muhakeme teklifine icabet edilmediğinden bahisle anılan suçtan açılan kamu davası sonunda sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19/09/2018 tarihli ve 2016/12791 esas, 2018/8413 karar sayılı ve 3. Hukuk Dairesinin 11/02/2019 tarihli ve 2017/5224 esas, 2019/901 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceği, diğer yandan isimden imtina etmiş olsa dahi daire numarası gibi ayırt edici hiçbir özelliğin de tebliğ mazbatasında belirtilmemiş olduğu, bu haliyle sanığa yapılan seri muhakeme teklifini içerir tebligatın usulüne uygun olmadığı cihetle, Mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın Cumhuriyet savcılığına gönderilmesini müteakip, sanığa seri muhakeme teklifinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.7201 sayılı TK'nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır. 2.7201 sayılı TK'nun ''Tebligat Mazbatası'' başlıklı 23. maddesinin yedinci bendinde ''21. maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığının, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılmasının" emredildiği, ''Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi'' başlıklı Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesinin; (d) bendinde "Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kişinin adını, soyadını, adresini ve 34. madde gereğince tebellüğe ehil olduğunun" hüküm altına alındığı görülmüştür. Bu kapsamda, sanığa seri muhakeme usulüne davet için yapılan tebligatta; muhatabın “çarşıda” olduğu belirtilmiş ise de, adresten kısa süreli mi yoksa uzun süreli mi ayrıldığı, tevziat saatlerinde adrese dönüp dönmeyeceği saptanıp tevsik edilmediği gibi aynı tebligatta muhatabın adreste bulunmama sebebinin sorulduğu kişinin açık kimliğinin ve adresinin tebliğ parçası üzerinde yer almadığı, oysa imzadan imtina edilebileceği hâlde isimden imtina edilemeyeceği, bu hâliyle adı geçen davalıya yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine uygun yapıldığının kabulü mümkün değildir. 3.Sanığa yukarıda anlatıldığı üzere yapılan seri muhakeme teklifini içerir tebligatın usulüne uygun olmadığından, mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın Cumhuriyet savcılığına gönderilmesini müteakip, sanığa seri muhakeme teklifinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/445 Esas, 2022/602 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.