Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14455 E. 2025/9809 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14455
- Karar No
- 2025/9809
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1669 E., 2020/2915 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Esastan Ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna, dosyada sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına ilişkin oılduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesinde belirtilen "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez" hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hâkiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen anılan hukuka aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün olduğundan; TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin kısmın çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.