Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4511 E. 2026/4919 K.
Konu: Sahte Belge Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4511
- Karar No
- 2026/4919
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Belge Düzenleme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/609 E., 2024/8 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2020/609 Esas, 2024/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010, 20 11... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62... . maddeleri uyarınca verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 15.02.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-42-10708-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14702 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14702 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet etmek suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun’un 359-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2024 tarihli ve 2020/609 esas, 2024/8 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; 1-Sanığın 20 10... yıllarında sahte fatura düzenleme şeklindeki eylemine uyan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu ve suç tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında 20 10... yılları için yüklenen suç yönünden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
Kabule göre de;
2-Sanığın inceleme dışı, 2010, 20 11... yıllarında sahte fatura düzenleme şeklindeki eylemine uyan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2012 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılamada beraatine dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2014 tarihli ve 2012/1264 esas, 2014/659 sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06/02/2020 tarihli ve 2019/12068 esas, 2020/1016 sayılı ilamı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada, sanığın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2022 tarihli ve 2020/327 esas, 2022/614 sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22/02/2024 tarihli ve 2022/8756 esas, 2024/2106 sayılı ilamı ile anılan kararın onanmasına karar verildiği,
İnceleme konusu dosyada ise bu defa başka firmalar adına sahte fatura düzenleme eylemi nedeniyle, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında, mahkemenin 06/10/2020 tarihli ve 2015/845 esas, 2020/436 sayılı kararı ile Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/327 esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verildiği, ancak birleştirme kararının, itiraz üzerine mercii Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/10/2020 tarihli ve 2020/876 değişik iş sayılı kararı ile kaldırılması üzerine yargılamaya Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/609 esas sayılı dosyası üzerinden devam olunduğu anlaşılmakla;
Bu durumda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece, kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, karar tarihinde derdest olan Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/327 esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenilerek, 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, belirlenen ceza kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla ise Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/327 esas sayılı dosyasında hükmolunan cezanın mahsup edilmesi, aksi halde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandırıldığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır." hükmü yer almakta olup, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında "Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar." denilmek suretiyle zincirleme suçlarda suç tarihinin ne şekilde tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
3. Bu açıklamalar ışığında dava dosyası değerlendirildiğinde; Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğünün 9...8 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın 2010, 20 11... takvim yıllarında sahte belge düzenlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” hükmü uyarınca, sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığının ve son düzenlenen faturanın 2012 yılı şubat ayında düzenlendiğinin, bu nedenle hüküm tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması, ayrıca Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/327 Esas, 2022/614 Karar sayılı dosyasında ... Vergi Dairesinin 54...76 vergi kimlik numaralı mükellefi olan ... Proje İnşaat ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin yetkilisi olarak sanık hakkında yargılama yapıldığının ve farklı mükellefiyet kayıtları bulunan gerçek veya tüzel kişilere ait faturaları sahte olarak düzenlemek şeklinde gerçekleşen eylemlerin birbirinden bağımsız ve mükellefiyet sayısınca suç oluşturacağının, bu eylemlerin aynı suç kavramı içinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.