Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1617 E. 2026/4386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1617
Karar No
2026/4386
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1189 E., 2023/3727 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin gözaltı işlemini yerine getiren kolluk görevlileri tarafından davacıya kötü muamele, işkence ve onur kırıcı davranışları nedeniyle 5.200,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; kolluğun gözaltı kararı çerçevesinde kolluğun adli faaliyeti olduğuna, adli faaliyet gerçekleştirirken vermiş olduğu zararların CMK'nın 141 vd. maddelerine göre tazmin edilmesi gerektiğine, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında ... ... şikayeti üzerine ifadesinin alınması amacıyla Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı makamınca 25/10/2015 tarihinde kasten yaralama suçundan gözaltına alınma talimatı verildiği, davacı hakkında gözaltına alma işlemini gerçekleştiren ilgili kolluk görevlisi tarafından davacıda meydana gelen yaralanmalara ilişkin kolluk görevlisine yönelik şikayetine ilişkin yargılamanın Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/118 Esas sayılı dosyasında yürütüldüğü, kolluk görevlisinin görev kapsamını aşacak şekilde ağır kişisel kusuru ile savcılığın gözaltına alma emrini ifa ederken yetki ve sınırını aşacak şekilde hareket ettiği; ağır kişisel kusur ile hareket edilmiş olması nedeniyle CMK m.141'de yer alan tazminat şartlarının bulunmadığı, davacının yaralanmasına neden olan ilgililer hakkında haksız fiillere özgü özel hukuk hükümleri çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açma hakkının bulunduğunun muhtariyetine karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 15.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davanın reddi nedeniyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına “5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak 29.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hazinesine ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/1617, K. 2026/4386, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-1617-e-2026-4386-k-481fd7177aff