Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1462 E. 2026/5786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1462
- Karar No
- 2026/5786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1677 E., 2024/2414 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek ve tebliğnamede ret isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacının haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 54.637,48 TL maddi, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faiz talebinin kısmen kabulü ile 16.803,54 TL maddi, 24.570,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı, davalı vekilinin istinaf başvurularının davacının görevine iade edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 141/2. maddesi gereğince gözaltında ve tutuklulukta kaldığı dönemdeki kesilen ücretinin göreve iadesi sonrasında kendisine ödenecek olması dikkate alındığında, gözatına alınma ve tutuklanma nedeniyle davacının maddi bir zararının bulunmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminatın eksik olduğundan 30.000,00 TL'ye yükseltilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin kararıyla bozulması kararı üzerine, İstinaf merciinin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 145.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz istemi; avukatının bulunmaması nedeniyle vekalete hükmedilmemesi gerektiğine, davalının temyiz hakkının bulunmadığına, hükmedilen tazminatın eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminatın fazla olduğuna, faizin hatalı olduğuna, davanın reddi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince; davacının Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/103 Esas, 2018/201 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.01.2017 - 26.12.2017 tarihleri arasında 351 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 11.06.2018 kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile 16.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek ve bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacının ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Kendisini vekil ile temsil ettirmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davacı ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükmün vekalet ücretinin belirlendiği 4 numaralı bendin çıkarılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.