Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1060 E. 2026/3025 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1060
Karar No
2026/3025
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/96 E., 2024/1459 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve katılanlar vekilleri tarafından yalnızca vekâlet ücretine ilişkin olarak temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 50, 52. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay ...Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin süreden reddine, katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebebi; hükmedilen vekâlet ücretinin eksik olduğuna ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz sebebi; katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanığın temyiz sebepleri; katılanın kusurlu olduğuna, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 17.03.2019 tarihinde saat 12.20 sıralarında sanık ... sevk ve idaresindeki 34... plaka sayılı kamyonet ile seyir halinde iken ...köprüsü üzerinden kaza mahalli olan ...Caddesi kavşağına geldiğinde aracının ön kısımlarıyla kavşağa istikametine göre solundan, ...Caddesi üzerinden gelen katılan sürücü ... idaresindeki 16... plaka sayılı otomobilin sol arka ve yan kısımlarına çarptığı, seyir düzeni bozulan otomobilin yolun sağında bulunan dereye düşmesi neticesinde katılan sürücü ... ve katılanın aracında yolcu olarak bulunan katılan ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları olayda; kazanın oluşumunda temel nedenin 16... plaka sayılı sürücüsü katılan ... ...ın ...Caddesi istikametinden ...Caddesini takiben gelip...Sokağa katılımda kontrolsüz dört yönlü kavşakta sağından gelen taşıt trafiğini kontrol etmediği, aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlayarak sağından gelen sanık sürücü ... idaresindeki 34... plaka sayılı kamyonetin geçişini beklemeyerek ilk geçiş hakkını vermemesi olarak kabul edilmiş, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, meydana gelen olayda; oluşa ve dosya kapsamına uygun kaza tespit tutanağı, olay anını gösterir video içeriği, sanık savunması, katılan beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile katılanın aracının sol arka ve yan kısımlarına çarptığı, katılanın ve araç içerisindeki diğer katılanın yaralandığı olayda kavşak mahalline yaklaşırken diğer kavşak kollarından gelen araçların varlığına dair yeterli kontrolleri yapmadığından dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğundan beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunarak duruşma açılmış, sanık hakkında kurulan hüküm 5271 sayılı CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR Hükmün adlî tatil içerisinde 25.07.2024 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, hükmün sanık tarafından 09.09.2024 tarihinde temyiz edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 331/4. maddesinde düzenlenen "Adlî tatile rastlayan süreler işlemez" şeklindeki hüküm ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli ve 2013/2-72 Esas, 2012/524 Karar sayılı kararı dikkate alındığında; adlî tatilde sürelerin işlemeyeceği, temyiz süresinin adlî tatilin bitiminden itibaren başlayacağı, buna göre adlî tatilin bitiminden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinde belirtilen iki haftalık kanuni süre içerisinde temyiz dilekçesini sunan sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tebliğname'deki temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın ve katılan ... vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir. Bu hüküm, katılanın 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u gereğince görevlendirilen vekili bulunması durumunda kovuşturma için ödenen ücret mahsup edilerek uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini 5271 sayılı CMK gereğince görevlendirilen vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/96 Esas, 2024/1459 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1.h maddesi gereği, hüküm fıkrasına “Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca istinaf aşamasında yapılan birden fazla duruşma için belirlenen 20.400,00 TL maktu vekâlet ücretinden Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca Hazine tarafından vekile ödenen miktarın mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gemlik 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay ...Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/1060, K. 2026/3025, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-1060-e-2026-3025-k-8dbccd786dd7