Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3912 E. 2026/5453 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3912
Karar No
2026/5453
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1988 E., 2024/913 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 50/4, 50/1-a, 52/2-3-4 maddeleri uyarınca 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 6 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısının, üst Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, sanığın eyleminin hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sokağa çıkma yasağının olduğu tarihte, polis memuru olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, azami hız limitinin 50 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde, tek şeritli, tek yönlü, toprak kaplama, virajlı, eğimli caddede trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde motosiklet kullanmakta olan katılanı ihbar üzerine takip ettiği esnada; kask kullanmadan, ters yönde, motosikletin önünü kaldırmak ve kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle sanığın dur ihtarına uymayarak kaçan katılanın yönetimindeki motosiklete arkadan çarpması şeklinde meydana gelen ve iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması ile neticelenen trafik kazasının meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, dosya kapsamına göre katılanların yaralanması ile sonuçlanan kazanın, dur ikazlarına uymayarak kaçmaya çalışan katılanları durdurmaya çalışan sanığın yönetimindeki ekip aracı ile katılanların üzerinde bulunduğu motosiklete müdahalede bulunması sonucu meydana geldiğinin sabit olduğu ancak sanık tarafından müdahalenin yasadan kaynaklı zor kullanma yetkisinin kullanılması kapsamında katılanları durdurma ve yakalama amacı ile yapılmış olduğu dikkate alındığında; görevinin gereği olarak katılanların yönetimindeki motosiklete hukuka uygun ve orantılı bir güç kullanarak müdahalede bulunduğu anlaşılan sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Polis memuru olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde motosiklet kullanmakta olan katılanı ihbar üzerine takip ettiği esnada, sanığın katılanın yönetimindeki motosikleti kaydırarak düşürdüğü, kendisinin motosiklet seyir halindeyken motosiklete çarpmadığı, devrildikten sonra katılanlar motosiklette değilken motosiklete çarptığına ilişkin savunmasının aksine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılanların beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı somut delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün birinci fıkrasında yer alan "yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-(c) maddesi gereğince" ibaresinin, "yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3912, K. 2026/5453, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-3912-e-2026-5453-k-cee09d00a47c