Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/387 E. 2025/2994 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/387
Karar No
2025/2994
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/876 E., 2023/849 K. SUÇLAR : Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma KARAR - HÜKÜMLER : Kovuşturmanın ertelenmesi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme, kısmî bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 6352 sayılı Kanun'un geçici 1/1-b maddesi uyarınca verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararının, itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlerin; sanık ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında katılan ...'a karşı görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2-1, 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, katılan ...'a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a karşı hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesi yollamasıyla 125/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin 19.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 12.10.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında katılan ...'a karşı görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine, katılan ...'a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a karşı hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesi yollamasıyla 125/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. maddesi kapsamında işlenmesi hâlinde hapis cezasının üst sınırının 6 yıla çıkacağının ve dolayısıyla kovuşturmanın ertelenmesinin mümkün olmadığının gözetilmediğine, tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından olayların oluş şekli nazara alındığında sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, re'sen belirlenecek diğer nedenlerle de kararın sanık aleyhine bozulması istemine ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; tüm delillere göre hakkında beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık ...’in, 2010 yılı mayıs ayında tanıştığı katılan ...’nın özel hayatına ilişkin fotoğraflarını, ... adlı sosyal paylaşım sitesinde hukuka aykırı olarak yayımlamak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 134/2. madde ve fıkrasında tanımlanan görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği anlaşılmakla birlikte suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca atılı suçtan kovuşturmanın ertelenmesine karar vermek gerektiği, öte yandan dosya kapsamına göre sanığın katılan ...'yı ölümle tehdit ettiği ve değişik tarihlerde gönderdiği mesajlarla ona hakaret ettiği, ayrıca diğer katılanlar Birsen, Recep, Ersan, Sibel ve Murat'a hakaret içerikli yazılar ve porno içerikli video göndererek onların huzur ve sükunlarını bozduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 106/1, 125/2 ve 123/1. maddelerinde düzenlenen tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Verilen Kovuşturmanın Ertelenmesi Kararı Yönünden; Sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 6352 sayılı Kanun'un geçici 1/1-b maddesi uyarınca verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararının, 5271 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde sayılan ve duruşmayı sona erdiren hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı, durma kararına benzediği, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesine göre ise durma kararına itiraz edilebileceği ve ceza muhakemesi hukukunda kıyasın mümkün olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 6352 sayılı Kanun'un geçici 1/1-b maddesi uyarınca verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararının itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, sanığın ve katılan ... vekilinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B. Sanık Hakkında Tehdit, Hakaret, Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; Dosya evrakı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.10.2022 tarihli ve 2022/11-15 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararında yer alan; "Uzlaştırma sürecinde dava zamanaşımı, taraflardan birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte duracaktır. Uzlaşma teklifinin reddedilmesi ile birlikte uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalmış sayılacağı için duran zamanaşımı ret tarihinde tekrar işlemeye başlayacaktır..." şeklindeki açıklamaları ile birlikte incelendiğinde; soruşturma evresinde, katılanlar ... ile ... 17.11.2011, katılan ...'ın 22.11.2021, katılan ...'in 13.12.2011, katılan ...'in 16.01.2012 ve sanığın 27.01.2012 tarihli ifadelerinde uzlaşmak istemediklerini beyan ettikleri, ayrıca Dairemizin 12.10.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilip, duruşma açılarak, uzlaşma kapsamına alınan tehdit suçu ile ilgili olarak dosyanın 27.12.2022 tarihli yazı ile uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve dosyayı 29.12.2022 tarihinde teslim alan uzlaştırmacı tarafından 19.01.2023 tarihinde katılan ...'nın uzlaşmaya yetkili vekiline yüz yüze uzlaşma teklifinde bulunulduğu, aynı tarihte katılan ... vekilinin Uzlaşma Teklif Formu'nu imzalayarak, uzlaşma teklifini kabul etmediklerini beyan etmesi nedeniyle teklif aşamasında uzlaştırma girişiminin olumsuz sonuçlandığı tutanakla tespit edilip, uzlaştırma bürosuna sunulan tutanağın 23.01.2023 tarihinde dosyasına konulduğu ve uzlaştırma işlemlerine son verildiği, sonuç olarak genel hükümlere göre yargılamaya devamla sanığa 15.03.2012 tarihli iddianame ile yüklenen tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek, sanık hakkında 03.10.2023 tarihli mahkûmiyet kararının verildiği gözetilerek, yapılan incelemede: Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylemler, 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1, 125/2. maddesi yollamasıyla 125/1 ve 123/1. maddelerinde tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma başlıkları altında yaptırıma bağlanmış olup, cezaların türü ve üst sınırına göre anılan suçların asli dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda 12 yıl olduğu ve 13.12.2010 - 15.03.2012 olarak belirlenen suç tarihlerinden itibaren 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce 15.03.2024 tarihinde dolduğu, 5271 sayılı CMK'nın 253/21. maddesinin "Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı... tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez." hükmü gereği duran süre eklendiğinde de sonucun değişmediği, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin de bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın ve katılan ... vekilinin temyiz istekleri bu sebeple yerinde görülmüş olup, hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/387, K. 2025/2994, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-387-e-2025-2994-k-7da3b758ec2e