Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/966 E. 2026/5401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/966
Karar No
2026/5401
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2704 E., 2021/142 K. SUÇ : Çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayımlama veya yayımlanmasına aracılık etme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin içeriğini ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. cümle, 43, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayımlama veya yayımlanmasına aracılık etme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 43/1, 62/1, 52/1-2, 53. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; ancak 5271 sayılı CMK'nın 283. maddesi uyarınca aleyhe bozma ve değiştirme yasağı gözetilerek sanığın neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi (NCMEC) tarafından bildirilen raporlar gereğince yapılan araştırmalarda, sanık tarafından kullanılan GSM hattı aracılığıyla farklı tarihlerde birden fazla Twitter hesabı üzerinden, üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen içeriklerin paylaşıldığı iddiasına konu olayda, sanığın savunmasında zaman zaman büyüklerin bulunduğu bu tarz fotoğrafları paylaştığını; ancak Twitter hesabından paylaşılan yaşı küçük müstehcen çocuk fotoğrafını hatırlamadığını, paylaştığı diğer fotoğraflarla yanlışlıkla göndermiş olabileceğini beyan ettiği, bilirkişi raporunda NCMEC tarafından bildirilen GSM hattının sanığa ait olduğunun ve cihaz kimliği ile sanığın telefonunun android kimliğinin eşleştiğinin belirlendiği, asıl dosya ile birleşen 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/614 Esas sayılı dosyasında sanığın dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemede elde edilen veriler arasında sanığın Google üzerinden "kids baby boy photos, ı liked naked girls (ben genç çıplak kızları severim), genç çıplak kızlar, ensest ediyorum, küçük kızlarla sevişmekten çok hoslanıyorum, bende küçük kız seven baba" gibi yaşı küçük çocukları hedef alan yazışmalarının bulunduğunun bildirildiği gerekçeleriyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. cümlesinde düzenlenen müstehcenlik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın yaşı küçük çocuklara ait müstehcen fotoğrafları Twitter hesaplarından paylaştığı, olayın oluş şekline göre yayın yoluyla gerçekleştirdiği eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçunu oluşturduğu ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından suçun vasıflandırmasında hataya düşülerek, temel cezanın 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2.cümle uyarınca belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesindeki müstehcenlik suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "01.08.2015" şeklinde yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/3-2. cümlesi uyarınca mahkûmiyetine ilişkin hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine istinaf başvurusu da bulunmasına karşın Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 283. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı ise de aleyhe temyiz bulunmamasından dolayı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş ve eleştiri konusu yapılan bu husus, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/966, K. 2026/5401, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-966-e-2026-5401-k-1640aca4457d