Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1092 E. 2026/6482 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1092
Karar No
2026/6482
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/666 E., 2025/767 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.1110 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61... /1. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı, böylelikle sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arzetmeyen fiili ile orantılı olarak asgari hadden hakça oranda uzaklaşılarak temel ceza tayini gerekirken, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde en üst sınırdan hapis cezası gün adli para cezasında daha alt sınırda takdir edilmek suretiyle çelişkiye yol açacak şekilde, fazla miktarda hapis cezası yönünden temel ceza tayini,

2.Sanığın cezada kazanılmış hakkı nedeniyle uygulama yapılırken, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi yerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283/1. maddesinin gösterilmesi,

3.Sanık hakkında tayin olunan 1.250 gün adli para cezası 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereği paraya çevrilerek netice hapis ve adli para cezası belirlendikten sonra, 1412 sayılı Kanun’un 326. maddesinin son fıkrası gereği cezada kazanılmış hak nedeniyle, cezanın, 19.01.2022 tarihli hükümde belirlenen netice ceza üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken; gün adli para cezası paraya çevrilip netice adli para cezası da belirlenmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,

4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 08.09.2014 ile yerine 01.04.2014 yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/1092, K. 2026/6482, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-1092-e-2026-6482-k-f803653fc451