Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/960 E. 2026/4301 K. – Müstehcenlik
Konu: Müstehcenlik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/960
- Karar No
- 2026/4301
- Karar Tarihi
- Konu
- Müstehcenlik
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/2756 E., 2021/940 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılan vekili ve katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. Maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumunda bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan istinaf incelemesinde; katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna ilişkin beraat kararının kaldırılmasına, sanığın aynı eylem nedeniyle müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1.cümle, 62/1,52/1-2, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında daha ağır cezaya hükmolunması gerektiğine ilişkindir. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanığın lehine uygulanan hükümlerin hukuka aykırı olduğuna ve kurum lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, görüntüleri kayda alan üçüncü kişinin tanık olarak beyanının alınmadığına, katılanın 18 yaşından küçük olduğunun sanık tarafından bilinmediğine ve sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut adli muayene raporları, uzmanlık raporları, dijital veri inceleme raporu, sağlık kurulu raporu, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, suç tarihinde 17 yaşında olan katılanın çıplak görüntülerini kayda aldığının iddia edildiği olayda, sanığın suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanığın, katılan ... tanık ... ... ile araçla gezdiği, alkol aldıkları, daha sonra sanık ile katılan arasında cinsel ilişki yaşandığı ve sanığın 18 yaşından küçük olan katılanın çıplak görüntülerini kaydettiği anlaşıldığından, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1. cümlesindeki müstehcenlik suçunu oluşturduğu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1. cümlesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "2016" şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin ve katılan Kurum vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürülen bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Kurum lehine İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına "Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Kurum lehine İlk Derece Mahkemesi yargılaması için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 5.450,00 TL ve bir duruşma yapılan Bölge Adliye Mahkemesi yargılaması için karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 2.040,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak, katılan Kuruma verilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.