Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/883 E. 2026/3816 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/883
Karar No
2026/3816
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 23.03.2021 SAYISI : 2019/1197 E., 2021/824 K. SUÇLAR : Müstehcenlik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanık müdafii ve katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/3, 52/4, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve mahsuba, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-a, f, 109/5, 53/1-2-3 ve 54/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suçun işlenmesine tahsis edilen eşyanın müsaderesine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanık lehine hükümlerin uygulanmaması, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması ve katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkemenin görevine, suçun sübutuna, cezanın şahsileştirilmesine ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; göl kenarında yürüyüşe çıkan 13 yaşındaki katılan ... ile arkadaşı tanık ... 'ın sanık ile karşılaştıkları, sanığın elindeki silahla kendilerini korkutarak telefon konuşması bittikten sonra kendilerini serbest bırakacağını söyleyerek gitmelerini engellediği, telefon konuşması bittikten sonra tanığın uzaklaşmasını istediği, katılandan arabanın içerisine binerek üstünü çıkarmasını istediği, katılanın mecbur kalarak göğüs kısmı gözükecek şekilde üzerindeki kıyafeti çıkardığı sırada sanığın cep telefonu kamerası ile video kaydına aldığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 109/2-3-a, f-5 ve 226/3. maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan Kurum vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Ceza davalarında ücret" başlıklı 14. maddesinin; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." hükmü gereği, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan Kurum lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği; hükümden "Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 25/04/20 19... /402 E. ve 2019/9385 K. Sayılı ilamı gözetilerek katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına" ibarelerinin çıkarılarak yerine "kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.810,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan Kurum'a verilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/883, K. 2026/3816, T. 23.03.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-883-e-2026-3816-k-8d9ecdaf38fa