Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6565 E. 2026/5650 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6565
- Karar No
- 2026/5650
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1524 E., 2022/1714 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında olası kastla öldürme suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıklar hakkında ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusura, eksik incelemeye, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suç kastının olmadığına, eksik incelemeye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ...'ın sanıkların işlettiği tekel büfesinden almış olduğu sahte içkiyi içmesi sonucunda metil alkol zehirlenmesi nedeniyle öldüğü olayda; sanıkların tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediği, ölenin eşi müşteki ...’ın eşinin ölümüne sebep olan içkiyi nereden aldığını görmediğini beyan etmiş olması, tanık ...’ın maktulün sanıkların işletiği tekel bayisinden içki aldığını gördüğünü belirtmesine rağmen, satın alınan içkiyi içtiğine ilişkin görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmaması, tanıkların sanığın başka yerden de içki satın aldığını belirtmiş olması, sanıkların iş yerinde yapılan aramada bandrolsüz içkiler ele geçirilmiş ise de aramanın olaydan yaklaşık kırk gün kadar sonra gerçekleşmiş olması, ölenin metil alkol zehirlenmesine bağlı olarak öldüğü tespit edilmiş ise de ölümün sanıkların sattığı içkiden kaynaklandığının tespit edilememiş olması, bu kapsamda nedensellik ve illiyet bağının kurulamadığı anlaşılmakla, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle, sanıklar hakkında olası kastla öldürme suçundan açılan kamu davasında, sanıkların beraatine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanıkların Yaren Tekel isimli iş yerinin işletenleri oldukları, bu iş yerinde kaçak alkollü içki satışı yaptıkları, ölen ... ...'ın, tanık ... ile müşteki ...'ın beyanlarında belirttikleri üzere bu iş yerinden alkol satın aldığı, eve gidip, aldığı içkileri tüketen ... ...'ın rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı ve yapılan tedaviye rağmen kurtarılamadığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 1. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile ölenin metil alkol intoksikasyonu ve gelişen komplikasyonlar sonucunda öldüğünün tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 5. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda sanığın iş yerinden alınan ve analizi yapılan alkollü içki numunesinin 5237 sayılı TCK'nın 186. maddesi kapsamında olduğu, içilmesi halinde metil alkol zehirlenmesine yol açarak ölüme neden olacağının belirlendiği, ölenin, sanıkların işletiminde olan iş yerinden satın aldığı içkileri evinde tükettikten sonraki aşamalarda başka içki tüketmediği, bu nedenle uygun illiyet bağının kesilmediği anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.04.2022 tarihli ve 2020/1-320 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıkların eylemlerine uyan bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetleri yerine, ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hükümler kurulmuş ve sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 7.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.