Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5966 E. 2024/2780 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5966
Karar No
2024/2780
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/296 D.İş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis ile cezalandırılmasına dair Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/256 esas, 2019/391 sayılı kararının 15/01/2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/787 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ve dosyanın seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/08/2022 tarihli ve 2019/256 esas, 2019/391 sayılı ek kararını takiben, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ve seri muhakeme usulünün uygulanmasına imkanı bulunmadığından bahisle dosyanın işlemsiz iadesine dair Tire Cumhuriyet Başsavcılığının bila tarihli ve 2023/1 savcılık muhabere numaralı iade yazısı sonrasında, infazın aynen devamına ilişkin Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2023 tarihli ve 2019/256 esas ve 2019/391 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile itiraza konu ek kararın kaldırılmasına dair mercii Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/04/2023 tarihli ve 2023/296 değişik iş sayılı kararının kesin olmak üzere verildiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26/07/2023 gün ve 94660652-105-35-16096-2023-kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91459 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91459 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, Anılan Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan, "1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, Dosya kapsamına göre; sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2019 tarihli kararının 15/01/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Tire Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.03.2019 tarihli ve 2019/867 soruşturma, 2019/483 esas ve 2019/481 numaralı iddianame düzenlenilerek kamu davasının açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2019/256 esas, 2019/391 sayılı kararının itiraz edilmeden 15.01.2020 kesinleşmesini müteakip, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/787 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ve dosyanın seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.08.2022 tarihli ve 2019/256 esas, 2019/391 sayılı ek kararını takiben, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ve seri muhakeme usulünün uygulanmasına imkanı bulunmadığından bahisle dosyanın işlemsiz iadesine dair Tire Cumhuriyet Başsavcılığının bila tarihli ve 2023/1 savcılık muhabere numaralı iade yazısı sonrasında, infazın aynen devamına ilişkin Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli ve 2019/256 esas ve 2019/391 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/296 değişik iş ile itirazın kabulüne ve ek kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir. 2.İnceleme konusu hükümde, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli kararının 15.01.2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin10.04.2023 tarihli ve 2023/296 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5966, K. 2024/2780, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5966-e-2024-2780-k-0fa9389c15ee