Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2426 E. 2024/8686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2426
- Karar No
- 2024/8686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/948 E., 2023/21 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/798 Esas, 2020/892 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve anılan kararın itiraz olunmaksızın 14.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlünün denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak, Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2023 tarihli kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve anılan kararın itiraz olunmaksızın 19.01.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3849 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59324 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59324 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-5271 sayılı Kanun'un 250. maddesindeki, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan;...b)10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar...(4)Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği ... cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler. " şeklindeki düzenlemelerle, Aynı Kanun'un 251. maddesinde yer alan, "(1)Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir....(3)...Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. " şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Seri yargılama usulü ile basit yargılama usulünün iki farklı müessese olduğu, seri yargılama usulünün soruşturma aşamasında, basit yargılama usulünün ise kovuşturma aşamasında uygulanabileceği, seri yargılama usulünün uygulanmasının zorunluluk arz ettiği, ancak basit yargılama usulünün uygulanmasının mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıca 01/01/2020 tarihi itibarıyla soruşturma aşamasında olan veya soruşturmasına yeni başlanılan suçun seri muhakeme usulüne tabi olduğunun tespit edilmesi halinde evveliyetle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından anılan usulün uygulanması gerektiği, seri yargılama usulü uygulanan ve bu uygulamanın savcılık aşamasında ve kovuşturma aşamasında itiraz edilmeksizin şüpheli tarafından kabul edildiği dosyalarda ise aynı zamanda basit yargılama usulünün uygulanarak karar verilemeyeceği, Somut dosya kapsamında, 10/09/2020 tarihinde işlemiş olduğu anılan suç nedeniyle, şüpheli hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/10/2020 tarihinde seri muhakeme usulüne tabi olarak düzenlenen talepname üzerine, sanığın cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2020 tarihli ve 2020/798 esas, 2020/892 sayılı kararının verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeksizin 14/10/2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 07/06/2022 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılamada seri muhakeme ve basit yargılama usullerinin beraber uygulanmayacağı gözetilmeden ... cezanın belirlenmesinde 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldıktan sonra, aynı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim uygulanması suretiyle yazılı olarak karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek yeniden yapılan yargılamada basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 231 inci maddesinin 11 inci fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği anlaşılmaktadır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işleyen hükümlü hakkında kurulan hükmün aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan belirlenen ... ceza üzerinden lehe olan seri muhakeme usulü uygulandıktan sonra ayrıca basit yargılama usulünün de uygulanması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2023 tarihli ve 2022/948 Esas, 2023/21 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2024 tarihinde karar verildi.