Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2399 E. 2024/8685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2399
- Karar No
- 2024/8685
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/344 E., 2022/422 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/344 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün itiraz olunmaksızın 18.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3846 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59312 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59312 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan;...b)10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar...(4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği ... cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler. " şeklinde, Aynı Kanun'un 251. maddesinde yer alan, "(1)Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir....(3)...Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. " şeklindeki düzenlemeler ile 5271 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki ve Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ...” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Seri yargılama usulü ile basit yargılama usulünün iki farklı müessese olduğu, seri yargılama usulünün soruşturma aşamasında, basit yargılama usulünün ise kovuşturma aşamasında uygulanabileceği, seri yargılama usulünün uygulanmasının zorunluluk arz ettiği ancak, basit yargılama usulünün uygulanmasının mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıca 01/01/2020 tarihi itibarıyla soruşturma aşamasında olan veya soruşturmasına yeni başlanılan suçun seri muhakeme usulüne tabi olduğunun tespit edilmesi halinde evveliyetle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından anılan usulün uygulanması gerektiği, seri yargılama usulünde hükmedilen cezadan 1/2 oranında indirim uygulanacağı, basit yargılama usulünde ise 1/4 oranında indirim yapılması söz konusu olacağından seri yargılama usulünün sanığın daha lehine olduğu, Somut dosya kapsamında, sanığın 14/02/2014 tarihinde işlemiş olduğu bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma suçu nedeniyle yapılan yargılama sonucunda Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/804 Esas, 2014/541 sayılı kararıyla sanığın cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın kesinleşmesini müteakip denetim süresi içerisinde sanığın kasten işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ilişkin verilen Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2015 tarihli ve 2015/829 Esas, 2015/1201 sayılı kararının, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10/05/2022 tarihli ve 2020/15003 Esas, 2022/6811 Karar sayılı ilamı ile basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını takiben, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2022 tarihli ve 2022/344 Esas, 2022/422 sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesine muhalefet suçunun seri muhakeme usulüne tabi olduğu, yargılama sırasında Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ...” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, ayrıca her ne kadar basit yargılama usulü ile seri muhakeme usulü birlikte uygulanamaz ise de, basit yargılama usulüne göre seri yargılama usulünün sanığın daha lehine sonuç doğurduğu cihetle, seri muhakeme usulünün uygulanmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi yeniden düzenlenerek ceza muhakemesi sistemimize girmiştir. Yine aynı Kanun'un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 5’in birinci fıkrasının (d) bendinde de “1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükmü bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü … uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 2.Anayasa Mahkemesi, 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un geçici madde 5 düzenlemesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan 01.01.2020 tarihinde kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağına dair hükmü iptal etmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. 3.5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası "Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği ... cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler." şeklinde düzenlenmiştir. 4.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlü ... hakkında düzenlenen iddianamenin tarihi ile Mahkemesince iddianamenin kabul tarihinin 01.01.2020 tarihinden önce olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla bu tarihlerde iddianame düzenlenmiş olması ve iddianamenin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bununla birlikte hükümlünün üzerine atılı suçun hem basit yargılama usulüne hem de seri muhakeme usulüne tabi olduğu belirlenmiş ancak seri muhakeme usulü uyarınca hükümlüye verilecek cezada uygulanacak indirim oranının daha fazla olduğu dolayısıyla seri muhakeme düzenlemesinin hükümlünün daha lehine olduğu ve basit yargılama usulünün aksine seri muhakeme usulünün uygulanmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, Mahkemece durma kararı verilerek seri muhakeme usulü gereklerinin yerine getirilmek üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/344 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2024 tarihinde karar verildi.