Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4641 E. 2025/4201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4641
Karar No
2025/4201
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/714 E. 2022/1648 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yargıtay 18. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarih, 2015/56 Esas, 2015/266 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 184/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. Maddeleri gereğince 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 14.03.2019 tarih, 2019/1286 Esas, 2019/5068 Karar sayılı bozma ilamında; "Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülüp, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma sonrası dosya Seferihisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/714 esas numarasını almıştır.

4.Sanık ... hakkında 17.01.2018 tarihli iddianame ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, dosyanın Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/117 Esasını aldığı, mahkemece 26.04.2019 tarihinde sanık ...'ın beraatine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkındaki dosya ile birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine dosyanın 2021/246 Esas numarasını aldığı ve 31.03.2021 tarihli karar ile dosyanın Seferihisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/714 esas nolu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

5. Sanık ... ve ... hakkında 29.12.2021 tarihli iddianame ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, dosyanın Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/127 Esasını aldığı, 21.01.2022 tarihli karar ile dosyanın Seferihisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/714 esas nolu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

6.Seferihisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2022 tarih, 2019/714 Esas, 2022/1648 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2-4, 53. Maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 20.05.2023 tarih, 2023/46264 sayılı ve bozma görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

Sanıklar müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediklerine, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olmadığına, sanıkların yargılanmasının hukuki bir dayanağı olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanıklar tarafından 11/07/2014 işlem tarihli 601 sayfa numaralı yapı tatil zaptı ile "3. Derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan taşınmaz içerisine parseldeki mevcut yapılara ek izinsiz olarak 26x4 metre ebadında tek katlı etrafı camla çevrili üstü kapalı restoran yapıldığı, 4.50 metre x 3.00 metre ebadında 3 adet bungalov ile restoran binanın ön kısmında 7.40 x 4 metre ebadında tek katlı ahşap yapı yapıldığı" tespitleri ile 20/06/2017 işlem tarihli 1538 sayfa numaralı yapı tatil zaptı ile " mevcut binalara ek olarak taşınmaz içerisine izinsiz olarak 26x4 metre ebadında tek katlı etrafı camla çevrili üstü kapalı restoran yapıldığı, 4.50 metre x 3.00 metre ebadında 3 adet bungalov ile restoran binanın ön kısmında 7.40 x 4 metre ebadında tek katlı ahşap yapı yapıldığı" tespitleri yapıldığı, her iki yapı tatil zaptında yapılan tespitlerin aynı olduğu görüldüğü, sanıkların kendilerini aşamalarda "İddianameye konu eklentileri ben 2013 senesinde yaptırdım, halen mevcuttur, işletme ruhsatımız vardır, ancak yapı ruhsatı almadık, ruhsat alınması gerektiğini bilmiyordum bu nedenle yıkmadım, yıkıp yıkmayacağım hususunda bilirkişi raporu tarafından rapor tanzim edildikten sonra beyanda bulunacağım" şeklinde,"Burası Seferihisar Belediye Başkanlığından satın alınan bir yerdir, bizden önce burası tesisti, METAŞ 'a aitti, burayı Kalekömür İnş.Ltd Şti satın aldı, ben o zaman şirkette çalışandım, şuan mesul müdürüyüm, o dönem babam şirketin sahibi idi, burada beton vardı, biz de buraya bungalov koyduk, aykırılık denilen eylemler bunlardan ibarettir, herhangi bir suç kastım yoktur, belediyeden nasıl aldıysak yapılaşması aynı şekilde devam etmektedir" şeklinde ve "Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, burada daha önceden maden işçileri konaklıyordu, bir tesis niteliğindeydi, daha sonra Seferihisar Belediyesince sosyal tesis oldu, kamelyaların tadilatını yaptım ve etrafını kapattım, bu yerler bungalov ev haline döndü," şeklinde savundukları ve eylemi ayrı ayrı gerçekleştirdiklerini ikrar ettikleri, taşınmazın İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.06.1997 tarih ve 6869 sayılı kararı ile belirlenen 3 Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içerisinde kaldığı ve söz konusu kararın hoparlör ilan tutanağına göre ilan edildiği, taşınmaz üzerinde yapılan11/07/2014, 20/06/2017 tarihli tespitler ile keşif neticesinde düzenlenen raporda "Kesif tarihinde binamın durumu; 26.00 m x 400 m ebadında etrafi 0,70 m duvar ile çevrilmiş duvar ile kiriş arası cam cama ile kapatılmış, üzeri shingle kaplı ahşap çatı ile kapatılmış restoran olarak kullanıları bir yapı bulunmaktadır.Taban seramik kaptıdır.Giriş ve çıkış kapıları sürme sistem plastik doğramadan yapılmıştır. Taşınmazın arka kısmında üç adet 4,50 m x 3,00 m ebadında betonarme subasman yapılmış üzerine ahşaptan yapılma üç adet bina monte edilmiştir.Tek oda-banyo,wc'den ibarettir.Giriş kapısı ve dış cephe doğramaları ahşaptan yapılmıştır. Restoranın Ön kısmında 7,40 m x 4,00 m ebadında tek katlı sundurma niteliğinde etrafı açık bir yapı bulunmaktadır. Üzeri branda ile kapatılmıştır. Restoran olarak kullanıları bina kısmen duvar, kısmen doğrama ile etrafı kapatılarak kapalı alana çevrilmiş içinde insanlarım oturabildikleri, eğlenebildikleri bir kapalı alan konumuma getirilmiştir.Bina vasfındadır. Restoranın önündeki yapı etrafi açık sundurma niteliğinde bir yapı olup bina vasfında olmayıp imar mevzuatına aykırı yapılmış bir yapıdır. Sanık ifadesinde taşınmazı 2011 yılında kiraya verdiklerini, dava konusu kaçak yapıları bu tarihten sonra yapmış olduklarını beyan etmiştir." şeklindeki yer alan tespitlerden de anlaşılacağı üzere sanıkların üzerine atılı eylemin sabit olduğu, eylemi ayrı ayrı kabul ettikleri ve yakınlıkları dikkate alınarak birlikte hareket ettikleri kabul edildiğinde de sanıkların koruma bölge kurullarından izin almadan korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları ile sit ve korunma alanlarına, inşai ve fiziki müdahalede bulunduklarının sabit olduğu gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında III. Derece arkeolojik sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunduğundan bahisle açılan kamu davaları kapsamında, sanıkların savunmasında dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediklerini ileri sürdüğü, her ne kadar mahkemece, İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.06.1997 tarih ve 6869 sayılı kararının hoparlör ilan tutanağına göre ilan edildiği belirtilmiş ise de, 26.06.1997 tarih ve 6869 sayılı kararın ilan edildiğine tutanak bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan ilan tutanaklarının 20.03.1997 tarih- 6736 nolu ve 11.06.1997 tarih- 2113 nolu kararlara ilişkin olduğu, 20.03.1997 tarih- 6736 nolu ve 11.06.1997 tarih- 2113 nolu kararların da dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle mahallinde ilan edilen bu kararların dava konusu yerin sit alanı olduğunu belirtir nitelikte olup olmadığının denetlenemediği anlaşılmakla, öncelikle mahallinde ilan edildiği belirtilen 20.03.1997 tarih- 6736 nolu ve 11.06.1997 tarih- 2113 nolu kararlar dosya içerisine getirtilerek dava konusu yerin sit alanı olduğunu belirtir nitelikte olup olmadığının denetlenmesi, sit alanı olduğuna dair bilgi içermemesi halinde, dava konusu yerin sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediği hususunun ayrıca kaymakamlık ve muhtarlık kurumlarından sorulması, sit kararının Resmi Gazete'de ilan edilip edilmediğinin araştırılması, dava konusu yerin sit alanı olduğunun bölge halkı tarafından bilinip bilinmediği hususunun kolluk vasıtası ile araştırılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Seferihisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4641, K. 2025/4201, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4641-e-2025-4201-k-2c291208560b