Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3574 E. 2025/3694 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3574
- Karar No
- 2025/3694
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/147E. - 2022/4215K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Salihli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/108 Esas, 2021/609 Karar sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde; sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan CMK 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık ... katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği;1990 yılında alınan sit alanı kararının belediyece ilan edildiğine dair tespitin olmamasına rağmen, 19 yıl sonra tapuda beyanlar hanesine işlenmesi gerekçe gösterilerek sanığın sit alanı olduğundan bilgi sahibi olduğunun kabulü ile cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka ve masumiyet karinesine aykırı olduğuna, sanık hakkında HAGB hükümlerinin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; alt sınırdan cezalandırılmak suretiyle cezanın ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 09.01.2021 günü saat 14.59 sıralarında kaçak kazı yapıldığının kolluk görevlilerine ihbar edilmesi üzerine yerinde yapılan inceleme neticesinde, sanığa ait tarım arazisinde sulama amaçlı sondaj makinesiyle çalışma yapıldığının tespit edildiği, sanığın dedesinin de hissedarı olduğu Manisa İli, .... İlçesi, .... Mahallesi ... ada, 32 parselin İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 01.06.1990 gün ve 1946 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit olarak tescil edilen ve İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27.04.2018 tarihli ve 9660 sayılı kararı ile sınırları son şeklini alan 1. derece arkeolojik sit sınırları içinde bulunduğu, sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında bölgenin sit alanı olduğunu bilmediğini , tarlasının yakınında Devlet Su İşlerine ait sulama kanalı olduğunu ancak yeterli su verilmediği için tarımsal faaliyetlerini sürdürmek amacıyla sondaj kuyusunda tadilat yaptırdığını beyan ettiği, yürütülen soruşturma neticesinde sanığın 1. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazında izinsiz olarak çukur açıldığı ve 5x5 metre genişliğinde tahliye su havuzu oluşturulduğu iddiasıyla sanığın 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 18.04.2021 tarihli arkeolog bilirkişi raporuna göre, yapılan müdahalenin inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğu, taşınmazın İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 01.06.1990 gün ve 1946 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit olarak tescil edilen ve İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27.04.2018 tarihli ve 9660 sayılı kararı ile sınırları son şeklini alan 1. derece arkeolojik sit sınırları içinde kaldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde 08.03.2019 tarihli ve 4003 yevmiye nolu 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığına dair şerh bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanığın aşamalardaki benzer savunmalarında bölgenin sit alanında kaldığını bilmediğini, bu nedenle izin almadığını, kuraklık sebebiyle sulama işlerinde sıkıntı yaşadığından dolayı arazimde sondaj yaparak su kuyusu açtığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "...Her ne kadar sanıklar ... ve ....'in 2863 sayılı kanun 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile mahkememize kamu davası açılmışsa da, kanunun "tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına sebebiyet verenlerin" cezalandırılacağının belirtildiği somut olayda Belediyenin yazısından anlaşılacağı üzere bahse konu yerin tebliğinin veya ilanın yapılmadığı bu şekliyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından" gerekçesiyle sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan CMK 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde; "...İlk Derece Mahkemesince 1. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan taşınmazında izinsiz su kuyusu açmak suretiyle inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu, ikrarı ve yukarıdaki delillerden sabit olan sanığın eyleminin "...bahse konu yerin tebliğinin ve ilanının yapılmadığı, bu şekilde suçun yasal unsurlarının oluşmadığı..." gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bir çok kararında belirttiği üzere; 2863 sayılı Yasanın 7. maddesinde 6498 sayılı Yasa ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Yasanın 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Yasanın amacına da ters düşeceği, bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın tapu kaydında 1. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı şerhinin bulunduğu, dolayısıyla sanığın dava konusu yerin sit alanında kaldığını bildiğinin kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin sit kararının tebliğinin ve ilanının yapılmasını suçun oluşması için şekil şartı gibi değerlendirmesinin doğru olmadığı anlaşıldığından" gerekçeleriye katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre "09.01.2021" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "21.01.2021" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.