Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/442 E. 2026/5658 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/442
Karar No
2026/5658
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/772 E., 2022/989 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın 08.01.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacıya yapılan tebligatın usulsüz olduğuna, davacının maddi ve manevi zarara uğradığına, davanın kabulüne ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/184 Esas, 2021/543 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.01.2019-09.02.2019 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraat ettiği ve beraat hükmünün 08.12.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya 28.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, her ne kadar dava dilekçesinde kesinleşme şerhinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, dolayısıyla iş bu davanın yasal süresinde açıldığı belirtilmiş ise de, kesinleşme şerhinin tebliğine ilişkin itirazın mahkemesine yapılması gerektiği, Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli 2019/184 esas sayılı cevabi yazısında davacı veya müdafiinin usulsüz tebligata ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın tebliğ tarihinde herhangi bir değişiklik olmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, bu haliyle tazminat talebine dayanak teşkil eden söz konusu ilamın kesinleşme şerhinin tebliğ tarihinde herhangi bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı, davacı tarafından iş bu tazminat davasının ise 06.04.2022 tarihinde açıldığı, 5271 Sayılı CMK'nın 142/1 maddesinde koruma tedbiri nedeniyle tazminat istemlerinin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğden itibaren 3 ay ve herhalde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içerisinde dava konusu edilebileceğini belirtilmesi karşısında davacının davasını kesinleşme şerhli gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açmadığı dosya kapsamında anlaşılmakla CMK'nın 142/1 maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Ceza Genel Kurulunun 21/12/2010 tarih ve 2010/212 Esas ve 263 sayılı Kararında belirtildiği üzere; CMK'nın 231. maddesinin 3. fıkrasında; “Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir” ve aynı Yasanın “Hükmün Gerekçesi ve Hüküm Fıkrasının İçereceği Hususlar” başlıklı 232. maddesinin 6. fıkrasında;“...Hüküm fıkrasında,…kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” biçiminde getirilen düzenleme ile de tazminat istemeye hakkı olan kişiye kararda bu hakkının hatırlatılması konusunda oluşabilecek duraksamaların önüne geçilmiş olup; bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde;

Tazminata esas Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/184 Esas, 2021/543 Karar sayılı dosyasında; beraat hükmünün davacının yokluğunda verildiği ve hüküm içeriğinde ''Sanığın yargılama aşamasında gözaltında ve tutuklulukta kalması nedeniyle CMK 141/1.e maddesi yollamasıyla CMK 141/2 maddesi gereğince tazminat isteme hakkının bulunduğunun bildirilmesine (sanığa hakkı hatırlatılamadı)'' şeklinde belirtildiği, beraat hükmünün istinaf edilmemesi üzerine hükmün 08.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesinde yer alan ''Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir'' şeklindeki düzenlenmiştir. Somut olayda; ilgili düzenleme nedeniyle 3 aylık sürenin başlayabilmesi için beraat hükmünün kesinleşmesi yeterli olmayıp, hükmün kesinleştiğini belirten meşruhatla birlikte bizzat sanığa bildirilmesi gerektiği, yine beraate ilişkin ilamın hüküm fıkrasında ve davacıya yapılan tebligat üzerinde dava açma süresine ilişkin şerhin yer almadığı görülmüş olup "başvuru süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” hükmüne uyulmadığının anlaşılması karşısında, dava açma süresi yönünden dikkate alınması gereken 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen üç aylık süre değil aynı fıkradaki bir yıllık süre içerisinde davanın açılması gerekli ve yeterli olup, davacı vekilince bu süre içinde 06.04.2022 tarihinde dava dilekçesini vererek beraat kararının kesinleşmesinden itibaren yasal bir yıllık sürede dava açtığının anlaşılması karşısında davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu isabetsiz gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/442, K. 2026/5658, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-442-e-2026-5658-k-b2fa7960bab8