Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4298 E. 2025/7620 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4298
Karar No
2025/7620
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/506 E., 2023/178 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM :İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, İstinaf mahkemesi kararına karşı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanunun 308/A maddesi uyarınca yaptığı itiraz üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/1352 Esas, 2021/1168 Karar sayılı ek kararı ile “sanık ile aynı işyerinde çalışan kişilerin tanık olarak dinlenilmesi, işyeri güvenlik kameralarının incelenerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespit edilmesi gerektiğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 137/1-a, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sinop Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde görevli memur olan sanığın, Cumhurbaşkanı ...'ın nüfus kayıt örneği ve kişisel bilgilerini kendisine verilmiş olan kullanıcı adı ve şifre ile sistemden görevi haricinde sorgulama yaptığı ancak bu bilgileri kaydettiğine ve başkalarıyla paylaştığına dair dosya itibariyle bir iddia ve tespit bulunmadığı bu suretle sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine dair hüküm kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'ne erişim sağlayarak, dönemin İçişleri Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine bakması şeklindeki eyleminin suç teşkil edip etmediği, ettiğinin kabulü hâlinde, eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu mu yoksa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu mu oluşturduğunun ve sanığın işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararında, "... sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir... Ulaşılan sonuç karşısında sanığın eyleminin nitelendirilmesine ve işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir..." şeklindeki gerekçelerle uyuşmazlığa konu eylemi, disiplin soruşturması gerektiren ve suç teşkil etmeyen eylem olarak kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2022/7038 Esas, 2024/1950 Karar sayılı kararında ve bu kararla uyum gösteren Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2023/219 Esas, 2024/1951 Karar sayılı kararında da, "... Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen eylem niteliğinde olduğu..." biçimindeki gerekçelerle kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.

Özetlenen yargı kararları göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre sanığın görevleri gereği sahip olduğu kullanıcı adı ve şifre ile ilgili sisteme giriş yaparak, katılanın bilgilerini görüntülemiş olduğu, sanığın eylemi olan sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu olayda, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanık hakkında mahkumiyetine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık mnüdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kaunun 304/2-b maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4298, K. 2025/7620, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4298-e-2025-7620-k-3a07d8a3f5e8