Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5736 E. 2025/7615 K. – Özel Hayatın

Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5736
Karar No
2025/7615
Karar Tarihi
Konu
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1658 E., 2023/1163 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile; sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/1-2, 43/1-2, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemleri, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, eksik araştırmayla karar verildiğine,

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri, sanığın boşanma davasına delil olarak sunmak üzere eyleminin gerçekleştirdiği gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçun unsuru oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile katılan arasında boşanma davasının bulunduğu ve tarafların ayrı yaşadıkları dönemde sanığın katılanın evine gizli kamera yerleştirerek katılanın ve birlikte zaman zaman geldiği diğer katılanın özel hayatlarına ilişkin görüntüleri kaydettiği, sanığın katılanlara tanıklar aracılığı ile ulaşarak kendisine istediği parayı vermezler ise görüntüleri ifşa etmekle korkutarak şantaj yapan sanık hakkında şantaj suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın görüntüleri katılanın kendisine vermiş olduğu harddisk içerisinde bularak boşanma davasına delil olarak sunduğu savunmasına itibar edilerek sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden beraat kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın eyleminin sırf boşanma davasına delil olarak sunmaktan ibaret olmadığı, ayrıca ele geçirdiği görüntüleri ifşa etmekle katılanları korkuttuğunun tanıkların anlatımları ile sabit olduğu olayda sanık hakkında iki katılana yönelik zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanunun 134/1-2 ve 43/1-2. maddelerinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5736, K. 2025/7615, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5736-e-2025-7615-k-04146cbfc679