Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4977 E. 2025/7619 K. – Kişilerin Huzur

Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4977
Karar No
2025/7619
Karar Tarihi
Konu
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1630 E., 2025/104 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunun 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, ilgili kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin, 16.09.2024 tarihli ilamıyla; tekerrüre esas alınan ilamın tekerrüre esasa alınıp alınamayacağının araştırılmadığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanunu’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onanma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; dava zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun gerçekleşme tarihi olan 27.12.2012'den itibaren, 5237 sayılı Kanunun 67/4 maddesinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin inceleme tarihinden önce 27.12.2024 tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava olağanüstü zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, incelenen dosya kapsamına göre, Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4977, K. 2025/7619, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4977-e-2025-7619-k-d10a308abc23