Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3208 E. 2026/4350 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3208
- Karar No
- 2026/4350
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4690 E., 2022/2542 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/1-4. maddeleri uyarınca 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin, katılan ... vekillinin ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-3-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında hükmolunan cezanın eksik olduğuna ve seçenek yaptırımlara çevrilmemesi gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın pazarcı olması nedeniyle iş hayatının olumsuz etkileneceğinden sürücü belgesinin alınmaması gerektiğine, sanığın kontrollü şekilde geri manevra yaptığına, ölenin kusurlu olduğuna, vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 18.08.2018 tarihinde, sanığın, sevk ve idaresindeki kapalı kasa kamyonet ile meskun mahal içinde, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz eğimsiz olduğu, iki şeritli, iki yönlü, parke kaplama ... Sokak üzerinde pazar yeri istikametine doğru geri manevra yaptığı esnada ... önlerinde aracının sağ arka kısımlarıyla yol içerisinde yürümekte olan yaya ...'a aracının sağ arka kısmıyla çarpıp aracın altına alması sonucu yayanın öldüğü, ... Adli Tıp Grup Başkanlığı raporunda sanığın "dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketi" asli kusurlu olduğunun, ölenin ise "can güvenliğini tehlikeye atarak yol içerisinde yürüdüğü ve korunma tedbirini almadığı" tali kusurlu olduğunun belirtildiği gerekçesiyle, sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de sanığın sebebiyet verdiği eylem ile ilgili 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca alt hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmemesi, iddianameyle talep edilmesine rağmen sanığın sürücü belgesinin 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca geri alınması hususunda karar verilmemesi, vekâlet ücretinin hatalı belirlenmesi nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ilekatılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.