Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3207 E. 2026/4349 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3207
Karar No
2026/4349
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2676 E., 2022/2286 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; hükmolunan cezanın eksik olduğuna, sanığın asli kusurlu olduğuna, sanığın alkollü olduğuna, bilinçli taksir artırım oranın fazla olması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, keşif yapılmadan ve bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğine, katılanın alkollü ve hızı fazla olduğundan kusurlu olduğuna, olay yerinde ikaz ve uyarı levhalarının yeterli olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, hükmolunan cezanın fazla olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı TCK'nın 53/6. madde gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak sürücü belgesinin geri alınmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 16.07.2018 tarihinde, sanığın, sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, virajlı ve eğimli olduğu, iki şeritli, iki yönlü, devlet kara yolu olan Bartın ilinden ... ilçesine seyir halinde iken ... mevkiinde yolun sabit dubalarla bölünmüş olması ve sollama yasağının varlığına rağmen önündeki aracı sollamaya çalıştığı esnada katılan ...'nun sevk ve idaresindeki karşı yönden gelmekte olan otomobil ile çarpıştığı, kaza neticesinde katılanın aracında bulunan yolcu ...'nun öldüğü, katılan sürücünün aracında bulun diğer yolcu katılanlar ..., ... ve ...'nun basit tıbbı müdahaleyle giderilebilecek, katılan sürücü ...'nun nitelikli şekilde yaralandığı, sanığın aracında bulunan yolcu mağdur ...'ün basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek, diğer yolcu mağdur ...'ün ise nitelikli şekilde yaralandığı, sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle asli kusurlu olduğu, katılan ...'nun ise kendi şeridini takiben seyri nedeniyle kusursuz olduğu olayda; sanık hakkında asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, iki kişinin nitelikli ve dört kişinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olmasından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de kazanın sollama yasağının bulunduğu yolda meydana geldiği kabul edildiği halde, suçun bilinçli taksirle işlendiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de bu husus infaz aşamasında değerlendirilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin tüm, katılanlar vekilin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3. Maddeleri uyarınca hükmedilen 5 yıl 12 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62/1. Maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapılması sonucunda 5 yıl hapis cezasına hükmetmek yerine hesap hatasından dolayı 4 yıl 12 ay hapis cezası hükmolunarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1.maddesi gereği hükmün dördüncü bendinde yer alan " ... 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibareleri çıkarılarak yerine "... 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3207, K. 2026/4349, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3207-e-2026-4349-k-a80afe41630d