Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7332 E. 2026/4704 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7332
Karar No
2026/4704
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/985 E., 2022/382 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; sanığın olay yerinden kaçtığına, alkollü olduğu için suçu kardeşinin üstlenmesi planını yaptığına, sanığın alkol oranının çok yüksek olduğuna, sanığın tam kusurlu olduğuna, mahkemeyi yanıltmaya yönelik beyanlarına ve pişmanlık göstermemesine göre tayin olunan cezanın yetersiz kaldığına ve diğer temyiz nedenlerine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümde, istinaf talepleri yönünden bir değerlendirme yapılmadığına, sanığın kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, ölenin gayri nizami yolcu taşıması nedeniyle kusurlu olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerekçesinin hatalı olduğuna, sanığın olay yerinden kaçmadığına, yaşadığı korku ve panik nedeniyle kendisini karakola götürmesi için kardeşini çağırdığına, sanığın yaşanan kaza nedeniyle pişman olduğuna, teşdiden hüküm kurulmasının dosya kapsamına uygun olmadığına, olay yerinde keşif yapılarak kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gözetmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 19.10 sıralarında sanığın idaresindeki otomobili ile meskun mahalde, 10 metre genişliğinde, bölünmüş, iki şeritli, eğimsiz, virajlı, kuru zeminli yolda, gündüz vakti, açık havada seyir halindeyken geldiği olay yerinde aracının sağ ön kısımları ile aynı istikamette seyir halinde olan ...‘in idaresindeki elektrikli bisikletin arka kısımlarına sağ şerit üzerinde çarpması sonucunda ...'in öldüğü, elektrikli bisiklette ölenin önündeki bölümde yolcu olarak bulunan ...'in ise (5) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olay kapsamında, sanığın kaza sırasında 2.72 promil alkollü olması sebebiyle sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmış ve 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken asgari hadden daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle az cezaya hükmedilmesi, kask takılmamasının tek başına tali kusur oluşturmamasına rağmen ölen ...'in kask takmaması ve taktırmaması nedeniyle alt düzeyde tali kusurlu kabul edilmesi, sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerinin mahsubuna karar verilmemesi ve sanığın alkol miktarının fazlalığı dikkate alınarak TCK'nın 22/3. maddesi gereğince 1/2 oranı yerine 1/3 oranında artırım yapılması kanuna aykırı bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve duruşma açılarak yapılan yargılamada, tam kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında, bilinçli taksir hükümleri uygulanarak, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

TCK'nın 22/3. maddesinde bilinçli taksirle işlenen suçlarda temel cezanın 1/3'ten 1/2'sine kadar artırılabileceğinin hüküm altına alındığı, Dairemizin istikrar gösteren uygulamaları ile kabul gördüğü üzere, temel cezada bilinçli taksir sebebiyle yapılacak arttırım oranının belirlenmesinde temel ölçütün, sanığın bilinçli taksiri oluşturan eylemlerinin belirlenmesi sonrasında, tek bir eylemi bulunması halinde alt sınırdan 1/3 oranında arttırım yapılması, birden çok eylemi bulunması halinde ise eylem yoğunluğuna göre Kanunda belirlenen oran aralığında yahut üst sınırdan artırım yapılması şeklinde olduğu, bu bakımdan incelemeye konu dosya kapsamında alkollü şekilde araç kullanan sanığın bilinçli taksiri oluşturan bir eyleminin bulunması karşısında, sanıkta tespit edilen alkol miktarının yüksekliği gerekçe gösterilmesi suretiyle üst hadden 1/2 oranında arttırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7332, K. 2026/4704, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-7332-e-2026-4704-k-2ec7aff6174f