Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1076 E. 2026/5325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1076
- Karar No
- 2026/5325
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2443 E., 2025/2767 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 24.12.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 1.000.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.544,38 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminat miktarının 3.586,75 TL, manevi tazminat miktarının 9.000,00 TL'ye ve buna bağlı olarak değişen vekalet ücretinin ise 1.510,41 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün manevi tazminat bakımından bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada 3.586,75 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın 04.10.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve vekalet ücretinin; 13.500 TL maktu vekalet ücreti ile 16.000,00 TL duruşma vekalet ücreti olarak belirlenmesine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesince önceki hükümde direnilmesine ve vekalet ücretinin, 18.000 TL maktu vekalet ücreti ile 22.000,00 TL duruşma vekalet ücreti olarak belirlenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle zarara uğradığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davanın reddine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/2 23... /200 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 04.10.2011-13.03.2012 tarihleri arasında 161 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.05.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.