Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2516 E. 2026/5926 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2516
Karar No
2026/5926
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1213 E., 2022/3645 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin, haksız gözaltı, arama, el konulan eşyaların geç iadesi, uzun süre adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın arama ve el koyma bakımından arama tarihinden, adli kontrol bakımından tedbirin uygulandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 39,25 TL maddi, 100.00 TL manevi tazminatın gözaltı bakımından faiz talebi olmadığından bahisle dava tarihi olan 17.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilin, el konulan telefonu tarafına beş yıl sonra geri verildiğine, buna ilişkin maddi zararı oluştuğuna, faiz taleplerinin adli kontrol tedbiri uygulandığı tarihten itibaren olmasına rağmen mahkemece dava tarihinden faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğuna, müvekkili hakkında uzun süre adli kontrol tedbiri uygulanmış olması nedeniyle ve haksız arama tedbiri uygulanması nedeniyle tazminata hükmolunması gerektiğine, müvekkili üzerine atılı suçun niteliği ve üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alındığında hükmolunan manevi tazminatın çok düşük kaldığına, ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğuna, reddedilen kısım yönünden Hazine lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/125 Esas , 2021/178 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.08.2016-03.08.2016 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 02.04.2021 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 15.04.2021 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı vekilinin dava dilekçe içeriğine göre haksız gözaltı nedenine dayalı olarak faiz başlangıç tarihini belirtmemiş olduğu ve faiz başlangıç tarihine yönelik ıslah talebi de bulunmadığı dikkate alındığında Yerel Mahkemece faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Davacı vekilinin dava dilekçesinde tazminat taleplerini el konulan eşyaların geç iade edilmesi , arama işleminin hukuka aykırı gerçekleştirilmiş olması ve uzun süre adli kontrol tedbiri uygulanması nedenlerine dayanarak açtığı, Yerel Mahkemece CMK 141/1-e maddesi ile sınırlı değerlendirme yapıldığı, davacının diğer tazminat talepleri yönünden olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, davacının tazminat taleplerine ilişkin ilgili evrakların dosya arasına alınarak karar yerinde tartışılmak suretiyle olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabul ve uygulamaya göre ise;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine , Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2516, K. 2026/5926, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-2516-e-2026-5926-k-aaf5e1ffcfc8