Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1224 E. 2026/5727 K. – Müstehcenlik
Konu: Müstehcenlik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1224
- Karar No
- 2026/5727
- Karar Tarihi
- Konu
- Müstehcenlik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2296 E., 2019/1216 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 43, 62, 52, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl 21... gün hapis cezası ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adli para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ve hak yoksunluklarına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve mağdur ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın suç tarihinde 10 yaşındaki mağdur ...'e ait müstehcen fotoğrafları kayda alıp 11 yaşındaki iki mağdura göndermesi şeklindeki eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yanı sıra aynı Kanun'un 226/5. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun da oluştuğu, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca, daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, sanığın, mağdur ...'e bilgisayarla internet üzerinden yapılan görüntülü görüşmelerde mağdurun soyunmasını sağlayarak bu görüşmeleri kayda aldığı akabinde suça konu müstehcen görüntüleri 11 yaşındaki diğer mağdurlar ... ile ..'a göndererek 5237 sayılı TCK'nın 226/1, 226/3, 134, 226/5 ve 43. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde yalnızca 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 43. maddeleri uyarınca hüküm kurulmuş olması hukuka aykırı ise de sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığından bu hususta duruşma açılmadığı ve eleştirilen husus dışında İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği; sanık hakkında hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılırken 7 yıl 13... gün yerine 7 yıl 13 ay hapis cezası yazılması ve aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca adli para cezasında indirim yapılmaması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılıkların ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki açıklanan hukuka aykırılıkların sonuç cezanın 5 yıl 21... gün hapis cezası ve 10.400,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezadan mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de bu husus infaz aşamasında değerlendirilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesi uyarınca hükmedilen 6 yıl 6 ay hapis cezası ve 500 gün adlî para cezasından, aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca (1/4) oranında artırım yapılarak hükmolunan 7 yıl 13... gün hapis cezası ve 625 gün adli para cezasından, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sonucunda, 6 yıl 9 ay 7 gün hapis cezası ve 520 gün adlî para cezası yerine 5 yıl 21... gün hapis cezası ve 520 gün adlî para cezası ve sonuç olarak 5 yıl 21 ay hapis cezası ve 10.400,00 TL adlî para cezası hükmolunarak sanığa eksik hapis cezası tayin edilmesi hukuka aykırı ise de aleyhe temyiz bulunmamasından dolayı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş ve eleştiri konusu yapılan bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.