Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9829 E. 2026/5569 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9829
Karar No
2026/5569
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1535 E., 2022/1571 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk ve yargılama aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 14.03.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının tutuklulukta kaldığı dönemden önce herhangi bir işte çalıştığına dair bodro vb. bir belge ibraz etmemiş olması, sgk kayıtlarına göre sanığın tutuklu kaldığı dönemde sigorta kaydının bulunmaması nedeniyle asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 14.563,80 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 14.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince (1) nolu bendinde yazılı manevi tazminat miktarı olan "25.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "35.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi, nispi vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının (3) nolu bendinde yazılı "5.934,57 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "7.243,29 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ve yargılama aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti ile müvekkilin eşine ait olan müvekkilin bizzat kendisinin işleyip zirai üretim yaptığı gelirden mahrum kalmasının maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/4 84... /182 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.03.2017 - 19.01.2016 tarihleri arasında 315 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 25.09.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Maddi ve manevi tazminata yönelik istinaf başvuruları yönünden; Yargıtay 12. Ceza Dairesi Başkanlığının 11.01.2016 tarih, 2015/17107 Esas, 2016/113 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.01.2013 tarih, 2012/9-1259 Esas, 2013/34 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "…haksız olarak tutuklanan kişinin yani davacının, dilekçesinde tazminat istemine esas oluşturan kesinleşmiş beraat kararına dayanması ve talep ettiği tazminat miktarını göstermesi yeterli olup, haksız tutukluluğun tamamı için tazminat talep edilen bir ahvalde ayrıca hangi tarihler arasında tutuklu kaldığını, tutukluluğunun kaç gün sürdüğünü açıkça yazmasına gerek olmadığı ancak tutuklu kalınan toplam sürenin açıkça bir bölümüne ilişkin olarak dilekçede bir sınırlama yapılmış ve haksız tutukluluğun bu kısmına yönelik tazminat isteminde bulunulmuş ise o takdirde tazminat hesabında sadece bu sürenin dikkate alınabileceği", buna göre davacı vekilince dava dilekçesinde 14.03.2017 tarihinde tutuklandığının belirtildiği, gözaltına alınmasından bahsedilmediği dikkate alındığında; dava dilekçesinde sınırlama yapıldığından gözaltıya ilişkin sürelerin hesaplamaya dahil edilemeyeceği, maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "14.382,64 TL" olarak tayin edilmesi yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "14.563,80 TL" olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9829, K. 2026/5569, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9829-e-2026-5569-k-ed22b08369d8