Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9809 E. 2026/5566 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9809
- Karar No
- 2026/5566
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/158 E., 2022/2673 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, adli kontrol ve yargılama aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti nedeniyle 30.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 19.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile haksız tedbir tarihinde yürürlükte olan net asgari ücret dikkate alınarak hesaplanmak suretiyle 320.62 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 19.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, adli kontrol hükümlerinin tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına ve hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/228 Esas, 2021/51 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.01.2018 - 25.01.2018 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 03.02.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2- UYAP'tan yapılan kontrolde davacıya ait SGK Hizmet Döküm Belgesine göre davacının gözaltında kaldığı 2018 yılı Ocak ayına ilişkin 30 günlük tam maaşını aldığı tespit edildiği anlaşılmakla, davacının gözaltına alınması nedeniyle maddi kaybı bulunmadığı dikkate alınmadan davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi,
3- İlk Derece Mahkemesince hükme iştirak eden Cumhuriyet savcısının adı - soyadı ve sicil bilgilerinin CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.