Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9882 E. 2026/5561 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9882
- Karar No
- 2026/5561
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3825 E., 2022/1569 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş edilerek, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma, gözaltı, tutukluluk ve cezaevi harcamaları nedeniyle nedeniyle 60.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, mahkeme dosyası kapsamında emanet memurluğuna herhangi bir eşya kaydının açılmadığı, soruşturmayı yapan birim tarafından herhangi bir eşyanın mahkemelerinin gönderilmediğinin bildirildiği, soruşturma aşamasında herhangi bir dijital materyal veya başkaca bir eşyasına el konulmuş ise beraat kararı ile birlikte eşyalarına el koyan makamdan talep etmesi halinde eşyalarını iade alabileceği hususu dikkate alındığında, el konulduğu iddia edilen eşyaların zamanında geri verilmediğinden bahsedilemeyeceği dikkate alınarak davacının bu yöndeki talebinin reddine, kısmen kabulü ile 9.117,77 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün 1 bendinde yer alan "9.117,77-TL" ve "davacının gözaltına alındığı 16.07.2016" ibarelerinin çıkartılarak yerine, sırası ile "8.129,63" ve "15.09.2016" ibarelerinin eklenmesi, davacı lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin hükmün 3 numaralı bendinde yer alan "5.867,67 TL" ibaresinin çıkartılarak, yerine, "5.719,44 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/103 Esas, 2018/425 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.07.2016 - 17.03.2017 tarihleri arasında 244 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 23.05.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR UYAP'tan yapılan kontrolde kamuda aktif çalışan olarak görünen ve ihraçtan sonra görevine iade edildiği anlaşılan davacının maaşının geriye dönük olarak idare tarafından ödeneceği dolayısıyla maddi zararı bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Manevi tazminat faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihinden başlaması gerektiği gözetilmeden gözaltı tarihi olarak 16.07.2016 tarihinin belirlenmesi hususunun temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İnebolu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.