Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9144 E. 2026/5636 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9144
- Karar No
- 2026/5636
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/980 E. 2022/1609 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yakalama ve gözaltı ile tüm malvarlığına banka hesaplarına hukuka aykırı olarak el konulması nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi ile haksız el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, el koyma işleminin toplu olarak herhangi kişiselleştirme yapılmadan verildiğine, tüm malvarlığına, banka hesaplarına, tapu kayıtlarına şerh düşülerek el konulduğundan maddi zararı oluştuğuna, müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğine, haksız yakalama ve gözaltı işleminden kaynaklı tazminata hak kazandığına, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; birleşen dava yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, eksik vekalete hükmolunduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, "...Davacının taşınır taşınmaz malvarlığına el konulduğuna dair değişik iş kararları dosya arasına alınmış, halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bulunan dosyada gelen cevapta davacının taşınır taşınmaz mallarının iadesine ilişkin herhangi bir talebine rastlanmadığı bildirilmiş, davacıya ait flash disk üzerinde inceleme yapılması için el koyma işlemlerinin 23/07/2016 tarihinde onandığı, 29/07/2016 tarihinde malvarlığı değerlerine ilişkin tedbirin 21/11/2016 tarihinde kaldırıldığı, davacı hakkında açılan davada davacı hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu ve dosyanın henüz kesinleşmediği görülmüştür.
Davacının asıl dosyada talep etmiş olduğu haksız el koyma ve tedbirlere yönelik taleplerinin incelemesinde; FETÖ/PYD soruşturması sırasında "bylock" programı yönünden dijital inceleme yapılmak üzere el konulan eşyalar üzerinde inceleme yapılıp dava sonuçlanıncaya kadar iade edilmemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmaması, davacının yargılama sürecinde ve sonrasında digital eşyalarının içeriğinin kopyalanarak kendisine verilmesi yönünde bir talebinin bulunmaması, ayrıca davacının tedbir nedeniyle tazminat talepleri bulunuyor ise de 29/07/2016 tarihinde tedbir konulup 21/11/2016 tarihinde tedbirlerin kaldırıldığı dikkate alındığında anayasal ölçülülük ilkesine aykırılık olmadığı dikkate alınarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde yer alan tazminat şartlarına uygun olmadığından bu taleplerinin reddine,
Davacının mahkememizin 2018/128E.2018/232K. sayılı birleşen dosyada haksız yakalama ve tutuklama nedeniyle talep etmiş olduğu manevi tazminatın incelenmesinde; davacı hakkında Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/253E. sayılı dosyası ile yapılan yargılamanın derdest olduğu, CMK'nın 142. maddesinde de düzenlendiği gibi kesinleşmiş bir beraat kararı olmaması nedeniyle tazminat isteme koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı hakkında Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/253 Esas, 2019/85Karar sayılı ilamıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen yargılama neticesinde mahkumiyet kararı verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği tespit olunarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla,Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.