Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8641 E. 2026/4206 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8641
- Karar No
- 2026/4206
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1715 E., 2022/1120 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ... ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... ve katılanlar vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eylemini olası kast ile gerçekleştirdiğine, vesaire ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazanın meydana gelmesinde ölenin de kusuru bulunduğuna ve bu durumun temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğine, kara yolunun bozuk olmasının kazanın meydana gelmesinde etkili olduğuna ve bu nedende idarelerin hizmet kusuru bulunduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince keşif yapılmamasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 1.21 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içinde, iki yönlü, bölünmüş, asfalt kaplama, virajlı, eğimsiz, hız limitinin 50 km/s olduğu, aydınlatmalı yolda gece vakti seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulması ile önce yolun sağında park halinde bulunan bir araca, ardından inşaat alanının duvarına çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'in ölmesine asli kusurlu olarak sebebiyet veren sanık hakkında, bilinçli taksir hükümleri de uygulanmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık ... ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında temel cezanın az tayin edildiği ve sanığın 1.21 promil alkollü vaziyette araç kullanmak ve mahal hız sınırının iki katını aşacak düzeyde hızla seyretmek şeklinde bilinçli taksir oluşturacak iki eylemi olduğu tespit edildiğinden 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezadan (1/2) oranında artırım yapılması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında temel cezanın 4 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi ve bilinçli taksir ve takdiri indirim hükümlerinin de uygulanması suretiyle neticeten 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 89/5. maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanun'un 89/1. maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikâyete tabi olmadığı, ancak aynı Kanun'un 89. maddesindeki bütün hallerin şikâyete tabi olsun veya olmasın 5271 sayılı CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu hususunda tereddüt bulunmamakta ise de dosya kapsamından yukarıda açıklanan şekilde meydana gelen trafik kazasında ...'in öldüğü ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı anlaşılmış olup, somut olayda bilinçli taksirin varlığı ve ... bölünmezliği ilkesi uyarınca sanığın eyleminin TCK'nın 85/2. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeksizin; mağdur ... yönünden soruşturma evresinde tefrik kararı verilerek dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve uzlaşma sağlandığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve sanığın TCK'nın 85/1. maddesinde tanımlanan suçtan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus usulüne uygun şekilde tebliği sağlanarak kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sebebiyle bu aşamada bozma sebebi yapılamamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ... sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık ... ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Yerköy Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.