Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8096 E. 2026/3888 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8096
- Karar No
- 2026/3888
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2517E., 2022/64K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının makul süreyi aşan tutukluluğun ihlal edildiği gerekçesiyle 1.350,000 TL maddi, 1.450,000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, karara karşı davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; davanın esasına girilerek karar verilmesi gerektiğine, uzun süren tutukluluk nedeniyle mağduriyet yaşadığına, tarafına tazminata hükmolunması gerektiğine, sair nedenlere ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, "Davacı hakkında UYAP kayıtları incelendiğinde davacı hakkında Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/465 Esas ve 2018/38 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği davacının söz konusu kararı istinaf etmesi üzerine Ankara BAM 19. Ceza Dairesi'nin 2018/6 79... /402 Kararı ile yerel mahkemece verilen karar onanmış ve davacının tautukluluk halinin devamına karar verilmiş olduğu, bunun üzerine davacının Ankara BAM 19. Ceza Dairesi'nin verdiği kararı temyiz etmesi üzerine söz konusu dosyanın Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ne gönderilmiş olduğu, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nde 2019/5618 Esası almış olduğu ve yargılaması halen devam etmesi derdest olduğu anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın 141. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen tazminat davasının yapılabilmesi için CMK'nın 142/1. maddesi gereği yargılamaya konu olan kararın kesinleşmesiyle başlanabilir. Ayrıca Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/115 87... /8354 Karar ve 11.05.2016 tarihli ilamı: "Tazminat davasının 18.04.2014 tarihinde açıldığı, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.06.2014 tarihli ve 2012/299 Esas sayılı yazısında, dayanak dosyanın hükmün temyiz edilmesi üzerine incelenmek üzere Yargıtay'a gönderildiği ve davacı hakkında verilen hükmün henüz kesinleşmediğinin belirtilmesi ve UYAP kayıtlarında yapılan incelemede de dosyanın halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/190736 sırasında kayıtlı bulunduğunun görülmesi karşısında, beraat hükmü kesinleşmeden tazminat davası açıldığından tazminat davası şartlarından olan kararın kesinleşmesi şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır." şeklindedir. Davacı işbu davasını, 26/02/2019 tarihinde açmış olup davacının tazminat davasına konu yargılamasının Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nde 2019/5618 Esası ile halen derdest olarak devam etmesi nedeniyle CMK'nın 142/1 ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/115 87... /8354 Karar ve 11.05.2016 tarihli ilamı dikkate alındığında" gerekçesiyle davacının tazminat davasının yasal şartları oluşmadığından davanın reddine verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın davaya konu Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/465 Esas ve 2018/38 Karar sayılı kararı ile yürütülen yargılama kapsamında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan 18 yıl hapis cezasına mahkum edildiği, verilen mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 2018/6 79... /402 Karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 03.03.2021 tarihinde kesinleştiği, tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde;
Yerel Mahkemece her ne kadar davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün kesinleşmemiş olduğu gerekçesiyle Dairemiz içtihadı yanlış yorumlanarak davanın reddine karar verilmiş ise de, makul süreyi aşan tutukluluk nedeniyle yapılan tazminat istemleri bakımından dayanak mahkeme kararının kesinleşmesinin beklenmeyeceği gibi, davacının beraat etmesi koşulunun da bulunmadığı, bununla birlikte davacının tazminat davasına konu yargılama kapsamında 28.08.2016 tarihinde tutuklandığı, yürütülen yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince 06.02.2018 tarihli mahkumiyet kararı ile davacı sanığın hükmen tutukluluk halinin devamına karar verildiği, bu süreçte toplam 1 yıl 5 ay 9 gün tutuklu kaldığı, davacı üzerine atılı suç yönünden Kanun'da öngörülen tutukluluk sürelerinin aşılmadığı ve tutukluluk süresinin makul olduğu değerlendirildiğinden bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 15.04.2026 tarihinde karar verildi.