Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8093 E. 2026/4740 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8093
- Karar No
- 2026/4740
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/517 E., 2022/488 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama, makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmama ve bu süre içerisinde hüküm verilmesi, eşyaya ve diğer mal varlığı değerlerine koşulları oluşmadığı halde el koyma işlemleri, kanununda belirtilen koşullar dışında yakalama işlemi yapılması nedeniyle 600.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın haksız gözaltı ve tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, karara karşı davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, sair nedenlere ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, "...Davacı haksız gözaltı ve tutukluluk nedeni ile tazminat talebinde bulunmuş ise de;davacının 14.10.2016 tarihinde gözaltına alınarak Adana 2. Sulh ceza hakimliğinin 14.10.2016 tarihli 2016/724 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, Davacının Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/260 esas, 2018/240 karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yargılandığı ve 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2018/2416 esas, 2019/158 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019/5448 esas, 2021/676 karar sayılı ilamı ile onandığı ve 02/02/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla mahkumiyet kararı kesinleşen davacı yönünden gözaltı ve tutuklulukta kaldığı sürelere ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin CMK' nın 141. maddesinde sayılan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.
Davacı her ne kadar makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmama ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmemesi gerekçesi ile tazminat talebinde bulunmuş ise de, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen davacının tazminat talebine konu soruşturma ve yargılamanın niteliği dikkate alındığında tutukluluk hali ve yargılama süreci yönünden makul sürenin aşılmadığı anlaşılmış olmakla bu yöndeki talebine ilişkin olarak tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Davacı her ne kadar haksız arama, el koyma, kanununda belirtilen koşullar dışında yakalama ve tutuklama işlemi yapılması gerekçesi ile tazminat talebinde bulunmuş ise de, Adana 6. sulh ceza hakimliğinin 2016/4638 değişik iş sayılı arama, el koyma ,bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma kararları üzerine usulüne uygun olarak usuli işlemlerin yapıldığı ayrıca Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019/5448 esas, 2021/676 karar sayılı ilamında da ''Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafinin ve sanıkların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına'' karar verildiğinin anlaşılmış olup davacı hakkındaki yargılama aşamasında yapılan usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı anlaşılmış olmakla" gerekçeleriyle tazminat davasının yasal şartlar oluşmadığından reddine verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının temyiz dilekçesi içeriğinde dava dilekçesi ve istinaf aşamasında ileri sürdüğü hususları aynen tekrar ettiğine, davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkin beyanları karşısında temyiz nedenlerini belirttiği değerlendirilerek Tebliğnamede ret isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2026 tarihinde karar verildi.