Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/777 E. 2025/7088 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/777
- Karar No
- 2025/7088
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2256 E., 2020/1309 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Malen sorumlu vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; taksirle öldürme suçunun mağduru olmayan ve bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen malen sorumlu vekilinin yargılamaya konu suç yönünden 5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca kamu davasına katılma hak ve yetkisinin olmadığı bu nedenle, malen sorumlu vekilinin kamu davasında hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları temyiz etme hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin ve malen sorumlu vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, diğer sanığın kusurlu olduğuna, kaza tespit tutanağına itibar edilmesi gerektiğine, bilirkişi raporunun hukuki dayanağı olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka uygun olmadığına, ilişkindir. Katılan ve malen sorumlu vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğine, araç üzerinde teknik inceleme yapılması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 04.08.2017 tarihinde sabah 08:00 sıralarında temyiz dışı katılan sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan 34 ... 6983 plaka sayılı otomobili ile ...- ... mevkiinde otoyolda dinlenmek amacıyla otobanın emniyet şeridine geçtiği ve yolun banket kısmında durduğu esnada sanık ...'in kullanmakta olduğ 35 ... 5334 plakalı kamyon ile katılan sanık ...'in otomobiline arka taraftan çarpması neticesinde katılan sanık ...'in aracında bulunan ...'in öldüğü, katılan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte, katılan sanık ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlikeye neden olmayacak ve vücudunda 4. derecede (ağır) kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı, sanık ...'in aracında bulunan katılan ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı olayda, 04.08.2017 tarihli kaza tespit tutanağı içeriğinde göre sanık ...'in kusursuz, katılan sanık ...'in ise asli kusurlu olduğu belirtilmiş ise de; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 17.05.2018 tarihli rapor içeriği ve 19.09.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre sanık ...'in asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, temyiz dışı katılan sanık ... hakkında CMK'nın 223/2-c maddesi gereği beraatine, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş, katılan sanık ... yönünden vekâlet ücretine hükmedilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 1.Katılan ... vekilinin temyiz incelemesinde; Sanık hakkında, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2018 tarihli kararı ile taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. ve CMK'nın 223/2-c. maddeleri uyarınca beraat hükmünün istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının temyizinin mümkün olmaması ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Malen sorumlu vekilinin temyiz incelemesinde; Taksirle öldürme suçunun mağduru olmayan ve bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen malen sorumlu vekilinin yargılamaya konu suç yönünden kamu davasına katılma hak ve yetkisinin olmadığı gibi hükmü temyiz etme hakkı da bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, 3.Sanık müdafiinin temyiz incelemesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde banket "yaya yolu ayrılmamış karayolunda olağan olarak yayaların ve hayvanların kullanacağı, zorunlu hallerde de araçların faydalanabileceği kısımdır" ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 113. maddesi ''Zorunlu haller dışında yerleşim yerleri dışındaki karayollarında, taşıt yolu üzerinde, duraklamak yasaktır'' şeklinde düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin 116. ve 117. maddesinde yerleşim yerleri dışında zorunlu duraklama ve park etmede alınacak önlemler belirtilmiş, kaldı ki somut olayda temyiz dışı katılan sanık ...'in dinlenmek amacıyla aracını bankete park etme şeklindeki eyleminin maddede öngörülen zorunlu hal kapsamında kalmadığı gibi herhangi bir önlem de almadığı anlaşıldığından İTÜ öğretim üyelerinden bilirkişi raporunun alınmasının ardından sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayini gerekirken yazılı eksik inceleme ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.