Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6934 E. 2026/5072 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6934
- Karar No
- 2026/5072
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/927 E., 2021/632 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan yine 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli, 2018/97 Esas, 2019/128 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli, 2019/3542 Esas, 2019/3069 Karar sayılı kararı ile kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla tekrar rapor aldırılarak sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği, temyiz dışı sanıklardan ... hakkında az ceza tayin edildiği ve kusur izafe edilen sanıklar hakkında bilinçli taksir hükümlerine yer verilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle;
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli, 2019/3542 Esas, 2019/3069 Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine verilen Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli, 2019/266 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararı ve kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli, 2021/927 Esas, 2021/632 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.