Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6763 E. 2025/3368 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6763
Karar No
2025/3368
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2191 E. 2021/1734 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Beraat hükümleri kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2019 tarihli, 2017/11 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

2.Kararı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılmasına karar verilerek 14.09.2021 tarihli, 2019/2191 E. 2021/1734 K. sayılı kararı ile hükmün kaldırılarak sanıkların 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.08.2022 tarih, 2021/159901 nolu ve esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; erteleme kararının usule aykırı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar ile haklarında ayırma kararı verilerek, verilen beraat kararları ile ilgili istinaf talebinin esastan reddine karar verilen ... ve Osman Şahin hakkında Çine Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Çine İlçesi Kabataş Mahallesinde bulunan Tepecik Tümülüsünde kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıkları gerekçesiyle cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince sanıkların tümülüsten kepçe ile toprak aldıkları ve kazı yaptıkları sabit olduğu kabul edildiği halde sırf bu hareketlerin suçun oluşması için yeterli olmadığı, sanıkların define bulma kastıyla hareket etmedikleri gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği, verilen kararın katılan vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısınca istinaf edildiği, sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede sanıkların eylemleri açıklanırken Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün 21/10/2016 tarihli raporuna atıfta bulunularak kaçak kazı yapılan alanın 1. derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığının belirtildiği, Aydın Müze Müdürlüğü görevlileri tarafından düzenlenen rapor ve ekindeki fotoğraflar incelendiğinde "Tepecik Tümülüsünün dromos girişinin yaklaşık 10 metre kuzeyinde tümülüsün dolgu konisinde kepçe ile yaklaşık 4x5 metre genişliğinde bir oyuk açıldığı ve bu açılan oyuk içinde yaklaşık 2 metre kadar derinleştirildiği, açılan çukurun hafriyat toprağının iş makinaları ile alandan taşındığının" tespit edildiği, ilk derece mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda da benzer tespitlerde bulunularak 1.Derece Arekolojik Sit Alanında kalan tümülüse kazı ve toprak alınarak fiziki müdahalede bulunulduğunun ve bunun suç olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince eylemin suç olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapma görevinin hakime ait olduğu gerekçesiyle raporun bu yönüne itibar edilmediği, sanıkların çalıştığı ... İnşaat ve Sanayi Ticaret Limited Şirketinin suça konu bölgede su borusu döşeme işi yaptığı, tümülüsün bulunduğu alandaki boru döşeme işinin Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 31/03/2020 tarihli yazısı ve eklerine göre Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25/06/2014 tarih ve 2841 Sayılı kararı doğrultusunda müze müdürlüğü görevlilerinin denetiminde yapıldığı, bu şirketin proje müdürü olan soruşturma aşamasında jandarma tarafından, istinaf aşamasında da Dairemiz tarafından dinlenen ...'in şirkette formen olarak çalışan ... ile operatörlerin kazı yapılan yerin sit alanı olduğunu bildiklerini, o bölgeden daha önce su borusu geçirildiğini, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Müdürlüğünden gelen ekibin denetiminde boru döşeme işinin yapıldığını beyan ettiği, ... İnşaat Şirketince ..., ..., ... ve ...'un ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılıktan sözleşmelerinin olaydan hemen sonra feshedildiği, tanık beyanı, müze müdürlüğü görevlileri ve sanıkların çalıştığı şirketin proje müdürü tanığın beyanları ile İzmir Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'nün cevabi yazısından sanıkların iş makinası ile 4x5 metre ölçüsünde, 2 metre derinliğinde kazı yaptıkları yerin tümülüs ve sit alanı olduğunu bildikleri, yaptıkları işle ilgili o bölgede yapılması gereken çalışmanın daha önce müze müdürlüğü görevlileri denetiminde yapılıp bitirildiği, dolayısıyla döşenen su borularının üzerinin kapatılması için o bölgeden toprak alınmasının söz konusu olmadığı, sanıkların tescilli sit alanı olduğunu bildikleri yerde iş makinasıyla kazı yaparak tümülüse zarar verdikleri, eylemin ... Şirketinde formen olarak çalışan sanık ...'in önderliğinde tüm sanıklarca birlikte gerçekleştirildiği, sanıkların yaptıkları iş gereğince toprak aldıklarına ilişkin savunmalarının proje müdürü tanık ... beyanı ve Aydın Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünün yazıları gözetildiğinde doğru olmadığı, iddianamede atıfta bulunulan müze müdürlüğü görevlilerince düzenlenen rapor ve ekindeki fotoğraflara göre tümülüste zarar oluştuğu, bilirkişi raporunun da aynı yönde olduğu, tescil edilen sit alanına zarar verme eyleminin 2863 Sayılı Yasanın 65/1 maddesinde düzenlenen ve daha ağır cezayı gerektiren suçu oluşturduğu tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından sanıkların bu suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Açısından; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2-Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Açısından; 17.10.2016 tarihinde saat 19.00 sıralarında Kabataş mahallesinde ... isimli kişinin kaçak kazı yapacağı yönündeki ihbar üzerine kolluk ekiplerince saat 22.00 sıralarında olay yerine intikal edildiği, olay yerinde ... şirketine ait, kepçe, iş makinesi, kamyon bulunduğu, olay yerinde 1 adet tarihi mezarlık olduğu, mezarlığın yaklaşık 10 m yakınında 2 metre çukur kazıldığının tespit edildiği, sanıklar ..., ... ve ...'ın üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, ... İnşaat şirketinde işçi olarak çalıştıklarını, sanıklardan ...'in formen olduğunu, kendilerine emir ve talimat verdiğini, işçi oldukları için herhangi bir iradelerinin söz konusu olmadığını ve boruların üzerini kapatmak için toprak alındığını beyan ettikleri, şirket cevabi yazısında da ...'in genel formen ( saha amiri), ... ve ...'in Kamyon şoförü, ...'ın iş makinesi operatörü olarak çalıştığının bildirildiği dosya kapsamında; işçi olarak talimat altında çalışan sanıklar ..., ... ve ...'nin müdahalede bulunulan taşınmazla ilgili gerekli izinlerin alınıp alınmadığını araştırma ve denetim yükümlülüğünün bulunmadığı, dolayısıyla sanıklar hakkında suçun manevi unsurunun oluşmadığı anlaşılmakla; beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkumiyetlerine ilişkin hüküm tesisi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6763, K. 2025/3368, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6763-e-2025-3368-k-15e550e0c04b