Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6869 E. 2025/2768 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6869
Karar No
2025/2768
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1002 E. 2021/1914 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarih, 2018/369 Esas, 2019/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Hükmün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak 28.09.2021 tarih, 2021/1002 Esas, 2021/1914 Karar sayılı kararı ile: mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 53 Maddeleri gereğince 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.09.2022 tarih, 2022/9644 nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın Alaçatı Mahallesi 323 ada 1 parsele izinsiz olarak yapı yaptığı, bu yapının 2 kez mühürleme işlemi yapılmasına rağmen yapımına devam ettiği iddia edilerek yapının yapıldığı yerin sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanında bulunduğu, bu nedenle eylemin 2863 Sayılı Yasanın 65/1 maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle bu suçtan ve mühür bozma suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın eylemi sabit görülerek hakkında 2863 Sayılı Yasanın 65/1, TCK'nın 62/1, 52/2 maddeleri uygulanarak ve hapis cezası yönünden ayrıca TCK.nın 51. maddesi uygulanarak cezalandırılmasına karar verildiği, mühür bozma suçundan ise HAGB kararı verildiği, bu suçun istinaf incelemesi dışında olduğu, ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilince 20/07/2018 tarihinde katılma talebinde bulunulduğu, bu taleple ilgili karar verilmediği gibi gerekçeli kararın katılma talebinde bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na tebliğ edilmediği, bu nedenle dosyanın ilk derece mahkemesine iade edildiği, gerekçeli kararın tebliği üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın süresi içerisinde istinaf talebinde bulunduğu, sanığın Çeşme Alaçatı Mahallesi Kerimoğlu Mevkiinde bulunan Maliye Hazinesinden kiraladığı 323 ada 1 parsele herhangi bir kurumdan izin almaksızın depo inşaatı yapımına başlaması üzerine Çeşme Belediyesi görevlilerince 21/08/2017 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlenip mühürlendiği, sanığın inşai faaliyete devam etmesi üzerine bu kez 04/10/2017 tarihinde ikinci kez yapı tatil zaptı düzenlenerek inşaatın tekrar mühürlendiği, sanığın savunmasında dava konusu yapıyı yaptığı yerde kiracı olduğunu, depoyu kendisinin yaptığını beyan ettiği, ilk derece mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre dava konusu yapının beton temel üzerine çelik konstrüksiyon dikme ve sandviç panel çatı kullanılarak yapıldığı, yapının yapıldığı yerin sit alanında kaldığı, izinsiz yapıldığının belirlendiği, ilk derece mahkemesince sanığın eylemi sabit kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği, ancak sanığın 21/08/2017 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlendikten sonra inşai faaliyete devam etmesi nedeniyle sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanına inşai ve fiziki müdahalede bulunma suçunun zincirleme olarak gerçekleştiği halde bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporuna göre yapılan inşai faaliyet nedeniyle geri dönüşümsüz zarar oluştuğu, ilk derece mahkemesince sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, temel ceza belirlenirken yapılan yapının nitelik ve niceliği ile yapıldığı yer ve sanığın kastının yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın zincirleme olarak 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6869, K. 2025/2768, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6869-e-2025-2768-k-e0861c24d65e