Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6403 E. 2023/39 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6403
- Karar No
- 2023/39
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01/06/2016 tarihli ve 2015/170 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01/06/2016 tarihli ve 2015/170 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 12/10/2021 tarihli ve 2020/3461 Esas, 2021/6804 Karar sayılı ilâmıyla basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/03/2022 tarihli ve 2021/436 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 283 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 307 nci maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 500,00TL adli para cezasına karar verildiği ancak sanık müdafii tarafından bu karara itiraz edilmesi üzerine ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25/05/2022 tarihli ve 2022/201 Esas, 2022/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 307 inci maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16/08/2022 tarihli ve 2022/6403 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; 1. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına, 2. Fazla Cezaya, 3, Usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde, sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, azami hız limitinin 90km/saat olduğu, aydınlatmanın bulunmadığı, iki yönlü, asfalt kaplama cadde üzerinde gece vakti ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde olan sanığın kaza mahalline geldiğinde yol yapımı nedeni ile trafik işaretlemeleri ve ışıklı trafik levhaları bulunmasına rağmen aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik işaret levhalarına çarparak yola devamla çalışmanın yapıldığı göçük kısma düşmesi şeklinde gerçekleşen olayda, tek taraflı trafik kazası sonrası Dr......Devlet Hastanesince düzenlenen doktor raporunda kan tahlili ile yapılan alkol ölçümü sonucunda sanığın 2.14 promil (214.2 mg ) alkollü olduğu belirtilmiştir. 2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini aşamalarda beyan etmiştir. 3. Dosyada mevcut bulunan, meydana gelen olaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın meydana geldiği yolun göçen kısmında gerekli trafik işaretlemeleri ve ışıklı trafik levhalarının olduğu, sanığın alkolün ve arıcının hızının etkisi ile çalışma alanına girişi esnasında kazaya sebebiyet verdiği ve 2918 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen kuralları ihlal ettiği belirlenmiştir. 5. Sanığın adli sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3.maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hükmedilen sonuç adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenerek ceza miktarının hesaplanması sırasında dayanak madde olan 5237 sayılı Kanun 52/2. maddesine hükümde yer verilmemesi suretiyle hükümde duraksamaya neden olunması, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle aynı kanunun 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi ve 01/06/2016 tarihli, sanığın neticeten 500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi sebebiyle, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 500,00TL adli para cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur, 1. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı yönünden Suç tarihinde 2.14 promil alkollü olan sanığın, sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, azami hız limitinin 90km/saat olduğu, aydınlatmanın bulunmadığı, iki yönlü, asfalt kaplama cadde üzerinde gece vakti ... istikametinden ... istikametine doğru seyri esnasında kaza mahalline geldiğinde yol yapımı nedeni ile trafik işaretlemeleri ve ışıklı trafik levhaları bulunmasına rağmen aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik işaret levhalarına çarparak yola devamla çalışmanın yapıldığı göçük kısma düşmesi şeklinde gerçekleşen olayda, Aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen ...'ın istikrarlı beyanlarında kaza sonrası sürücü koltuğunun bulunduğu kısımdan sanığı çıkarttığına, sanığın alkol koktuğuna ve araçta başkaca kimsenin bulunmadığına ilişkin beyanları ile kaza sonrasına ilişkin Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesince düzenlenen doktor raporunda kan tahlili ile yapılan alkol ölçümü sonucunda sanığın 2.14 promil (214.2 mg ) alkollü olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, esas mahkemenin, üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun sanık tarafından işlendiğinin kabulü yerinde olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Fazla ceza yönünden Suç tarihinde 2.14 promil alkollü olan sanığın sebebiyet verdiği tek taraflı trafik kazasına ilişkin olarak dosyada mevcut bulunan alkol ölçümüne ilişkin doktor raporu ile kaza tespit tutanağı dikkate alındığında sanık hakkında üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 307 nci maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Usul ve yasaya aykırı olduğu yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanığın kusurlu davranışı sebebi ile gerçekleştiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25/05/2022 tarihli ve 2022/201 Esas, 2022/277 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (5) inci ve (8) inci paragrafları hükümden çıkartılarak hükmün (4) üncü paragrafından sonra gelmek üzere “Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesi gereğince 75 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20-TL olarak hesabıyla 1.500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 01/06/2016 tarihli, 2015/1709 Esas 2016/110 Karar sayılı hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 500,00TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2023 tarihinde karar verildi.