Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3486 E. 2023/1632 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3486
- Karar No
- 2023/1632
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacı vekili 04.09.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; bağkur emeklisi olan müvekkilinin suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından 01.04.2011 tarihinde gözaltına alındığını, 05.04.2011 tarihinde tutuklandığını, 29.08.2012 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, manevi yönden zarar gördüğünü, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 10.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 08.09.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde maddi tazminat talebini bilirkişi raporunda belirtilen miktar olan 11.699,04 TL olarak ıslah etmiştir. 2.Davalı vekili 31.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesine belgelerini sunması gerektiğini, davacı kendi kusurlu hareketleri nedeni ile tutuklandığından tazminata hak kazanamadığını, bu nedenle devletin kusurunun bulunmadığını, maddi tazminat hesabında gerçek zararların tazmininin istenmesi gerektiğini, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücreti, yargılama giderlerinin tazminat olarak verilmemesi gerektiğini, yasa gereği tutuklama işlemi olduğundan manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacı hakkında mahsup kararının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, aleyhe vekalet ücretine hükmedilecek ise de kanun değişikliğinin dikkate alınması gerektiğini, öne sürmüştür. 3.... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2018/424 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2021/565 Esas, 2021/1046 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 25.05.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; Hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna, müvekkilinin haksız tutuklanması nedeni ile yazılı ve görsel medyada olumsuz haber yapılarak suçsuzluk karinesinin ihlal edildiğini, ailesinden haksız yere uzun süre ayrı kaldığını, manevi tazminatın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygun olması gerektiğinden hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacının tazminata esas ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/210 Karar sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet almak vermek ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 01.04.2011 – 29.08.2012 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 25.05.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında aynı talebe yönelik başkaca dosyasının bulunmadığı, tutuklu kaldığı tüm sürelerin infaz gördüğü ve hakkında mahsup kararı verilmediği belirlenerek, 11.699,04 TL maddi 27.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/210 Karar sayılı dava dosyasında davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından yargılandığı, 01.04.2011 – 29.08.2012 tarihleri arasında 516 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan 11.05.2018 tarihinde, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçundan ise 23.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Davacını dava dilekçesinde 10.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, sonradan "ıslah" suretiyle bu hususta sözlü veya yazılı talepte bulunulması mümkün bulunduğundan ve davacı vekili tarafından 08.09.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinin 11.699,04 TL olarak ıslah ettiği anlaşılmakla, dava dilekçesinin ıslah edilmiş olması nedeniyle, mahkemece ıslah talebi doğrultusunda davacı lehine maddi tazminata hükmedildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177 inci maddesinin 2 inci fıkrasında "Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." şeklindeki emredici hüküm karşısında, ıslah talebine ilişkin talebin davalı tarafa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden ıslah talebinin usule aykırı şekilde kabul edilmesi, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “11.458,35’’ TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde “11.699,04’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden; 1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden; Davacının dava dilekçesinde 10.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, daha sonra talebini 11.699,04 olarak ıslah ettiğinin anlaşılması karşısında mahkemece talep miktarı kadar maddi tazminata hükmolunduğundan davacının maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir. 2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğ namede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2021/565 Esas, 2021/1046 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.