Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/277 E. 2023/5525 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/277
Karar No
2023/5525
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4177 E., 2020/2437 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacı vekili 18.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 22.04.2009 tarihinde tutuklandığını, daha sonra, müvekkil hakkında kasten adam öldürme suçu nedeniyle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2013 tarih ve 2013/39 E, 2013/61 K. sayılı kararıyla müvekkilinin beraatine karar verdiğini, mahkemenin kararının temyiz edildiğini, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.06.2017 tarih ve 2017/17 E., 2017/2352 K. ile mahkemenin kararının onanmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, kararın 15.12.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin yıllarca süren yargılama ve haksız olarak tutuklu kaldığı süre boyunca çok acı ve sıkıntı çektiğini, özgürlüğünün kısıtlanması nedeniyle psikolojisinin bozulduğu gibi, tutuklandığı tarihte, biri 6 yaşında diğeri 8 yaşında, ana şefkatine muhtaç çocuklarından yaklaşık 2,5 yıl boyunca ayrı kaldığını, çocuklarının kendisine en çok ihtiyaç duyduğu yaşlarda, çocuklarının yanında olamadığını, çocukların annelerinden ayrı kaldıkları gibi evlerinden de ayrılmak, müvekkilin tutuklu kaldığı süre boyunca akrabaların yanında yaşamak zorunda kaldıkları, çocuklar da bu olay nedeniyle çok acı ve ızdırap yaşadığını, müvekkilinin, çocukları sıkıntı yaşadığı için, bir anne olarak da çok acı ve sıkıntı yaşadığını, bu nedenle de psikolojisinin bozulduğunu, müvekkilinin bu süre içinde çalışamadığını ve maddi zarara da uğradığını, bu nedenlerden dolayı, müvekkilin uğramış olduğu zarar nedeniyle, fazlaya dair talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000-TL maddi tazminat, 150.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 180.000-TL tazminatın, olay tarihi olan 22.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 23.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın yasal süresi içinde açılmadığından reddinin gerektiğini, tutuklamanın yasalara uygun olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep edilmiştir.

3.Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2018/10 Esas, 2018/160 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2018/4177 Esas, 2020/2437 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 05.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Davalı vekilinin temyiz istemi; Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi; Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacının tazminata esas Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/39 Esas – 2013/61 Karar sayılı dava dosyasında kasten öldürmeye iştirak suçundan yargılandığı, 22.04.2009 – 06.10.2011 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.06.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığını, tutuklu kaldığı sürelerin infaz gördüğünü, davacının fabrikada işçi olması nedeniyle asgari ücret üzerinden hesap yapıldığı belirlenerek, 16.997,20 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminat miktarının eksik olduğundan maddi tazminatın 17.416,24 TL'ye yükseltilmesi, manevi tazminatın eksik olduğundan 45.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/39 Esas – 2013/61 Karar sayılı dava dosyasında kasten öldürmeye iştirak suçundan yargılandığı, 22.04.2009 – 06.10.2011 tarihleri arasında 897 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.06.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 46.997,20 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 62.416,24 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden; 1.Hükmedilen Maddi Tazminat Miktarı Yönünden; Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Hükmedilen Manevi Tazminat Talebi Yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

3.5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu bendi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2018/4177 Esas, 2020/2437 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2018/4177 Esas, 2020/2437 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/277, K. 2023/5525, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-277-e-2023-5525-k-c0f0e6117038