Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2698 E. 2025/6741 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2698
- Karar No
- 2025/6741
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4461 E., 2021/4 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama, adil yargılanma hakkı, ifade hürriyeti, basın özgürlüğü ve özgürlük hakkının ihlali nedeniyle 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan özgürlük ihlaline ilişkin bireysel başvuru açısından bu tazminat davasının tüketilmesi gereken bir hukuk yolu olduğuna, davanın reddi ve aleyhe vekalet ücretine ilişkin kararın hatalı olup bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/130 Esas ve 2020/156 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek suçundan 06.03.2020 tarihinde tutuklandığı, 06.03.2020-09.09.2020 tarihleri arasında 187 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'ya tabi olduğu belirlenerek tazminata esas ceza davasının henüz kesinleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece reddedilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.810,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.320,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacının, istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek suçundan yapılan soruşturma ve yargılamada adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ifade hürriyeti, basın özgürlüğü ve özgürlük hakkına aykırı karar ve uygulamalar ve haksız tutuklama nedenlerine dayanarak CMK'nın 141. maddesi uyarınca manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince açılan davanın derdest olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, davacının talebi bakımından "e" bendi dışındaki hallerde tazminat talep edilebilmesi için tazminata esas ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı, ancak;
Dosya kapsamına göre, davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde davacının 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/130 Esas ve 2020/156 Karar sayılı istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek suçuna ilişkin verilen 3 yıl 9 ay mahkumiyet kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 28.01.2022 tarih, 2021/385 Esas ve 2022/128 Karar sayılı ilamı ile kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrası uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiğinden, tutuklandığı suçtan mahkumiyetine karar verilen ve mahkumiyeti aşan tutukluluk süresi bulunmayan davacının CMK'nın 141. maddesinin "e" bendi bakımından tazminat hakkının bulunmadığı, aynı maddenin diğer bentleri bakımından ise dosya kapsamında yapılan incelemede tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu değerlendirilmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.