Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2695 E. 2025/6565 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2695
- Karar No
- 2025/6565
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/106 E., 2021/535 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız soruşturma, gözaltı, adli kontrol, arama ve el koyma nedeniyle 25.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinde işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 1.200,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının 3.000,00 TL olarak değiştirilerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, müvekkilinin tüm mal varlığına el konulması nedeniyle zarara uğradığına, hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri nedeniyle de tazminata hükmedilmesi gerektiğine ve maddi tazminat verilmesine ve manevi tazminatın da bu denli düşük tutulmayıp talep doğrultusunda takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/28229 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve 20.07.2016 tarihinde adli kontrol ile serbest bırakıldığı ve yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 01.06.2020 tarihinde verildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat açısından; davacının memuriyetten açığa alındığını, lojmandan çıkartıldığını, misafirhaneye ücret ödediğini, göreve iade edildiği halde lojman tahsis edilmeyince dava açtığını, bu dava sırasında vekalet ücreti ödediğini vb. maddi tazminat istemlerinin adli mercilerin işlemlerinden kaynaklı zarar olmadığı, kısaca davacının zarar kalemlerinde tek tek saydığı tüm olgular açığa alınma işlemlerinden kaynaklı olup, memurun açığa alınması işlemi adli bir işlem olmayıp idari bir işlem olduğu ve CMK 141 vd. maddelerine dayalı açılan davanın konusu olmadığı, yani zarar ile adli merci işlemleri arasında illiyet bağının olmadığı ve bu sebeple davacının tüm maddi tazminat istemleri reddedildiği, davacının gözaltında kaldığı 3 günlük mühlette maaşından bir kesinti yapıldığını da iddia ve ispat etmediğinden maaşını tam aldığı kabul edilerek maddi bir zarara uğramadığı kanaatine varılarak maddi tazminatın reddine ve manevi tazminat talebine gelince, davacının haksız gözaltı nedeniyle çektiği elem ve ıstırap nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının değiştirilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen vekalet ücreti miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki vekalet ücretinin 1.320,00 TL olması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
UYAP'tan yapılan kontrolde halen kamuda aktif çalışan olarak görünen ve açığa alındıktan sonra görevine iade edildiği anlaşılan davacının maaşının geriye dönük olarak idare tarafından ödeneceği dolayısıyla maddi zararı bulunmadığı anlaşılmakla; mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanunun 141/1-i bendinde düzenlemeye göre aramanın ölçüsüz şekilde gerçekleştirilmesi halinde ancak tazminat talep edilebileceği, davacı hakkında uygulanan arama tedbirinin ölçüsüz olarak gerçekleştirildiğine dair bir delil bulunmadığı gibi arama tutanağından da arama sonucunda herhangi bir zarar ziyanın bulunmadığının tespit edildiği, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek haller 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tahdidi olarak sayılmış olup adli kontrolün bunlar arasında sayılmadığı, bu talepler yönünden tazminat isteminin koşulları oluşmadığı anlaşılmakla; mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.09.2025 tarihinde karar verildi.