Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1947 E. 2023/3374 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1947
- Karar No
- 2023/3374
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/85 E., 2021/528 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, onama Sanıklar hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yalova 3.Asliye Ceza Mahkemesinin,18.05.2015 tarihli ve 2014/587 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin birinci, üçüncü, beşinci, altıncı ve yedince fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının ertelenmesine ve sadece sanık ... açısından geçerli olmak üzere aynı kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Yalova 3.Asliye Ceza Mahkemesinin,18.05.2015 tarihli ve 2014/587 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından ayrı ayrı ve katılanlar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 09/09/2019 tarihli ve 2018/417 Esas, 2019/8490 Karar sayılı ilâmıyla;sanık ... hakkında üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 89/4. maddesinde tanımlı suç bakımından kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçmesi bulunan katılan ...'ın beyanları doğrultusunda, sanığın sadece katılan ...'a yönelik yaralama eyleminden sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık ... üzerine atılı taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken, sollama yasağı bulunan yolda önündeki aracı sollayarak kazaya sebebiyet verdiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 22/3 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sanıkların kusur durumları farklı olmasına rağmen bu husus gözetilmeksizin her iki sanık hakkında tek bir hükümle aynı cezaya hükmedilmesi, kabule göre de taksirli suçlarda, temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (f-g) bendlerinde yer alan "failin kastının ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi, aynı Kanun'un 51/8 maddesi uyarınca denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi sonucu cezanın infaz edilmiş sayılacağı husunun hükümde gösterilmemesi, taksirli suçlarda hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi suretiyle yanlış gerekçeye dayanarak 53/1 maddesinde belirtilen güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama sırasındaki davranışları lehine değerlendirilerek cezalarında TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim uygulanan, lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sanıklar hakkında, TCK’nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması nedenleri ile bozma kararı verilmiştir. 3.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, Yalova 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2020/85 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararı ile; A-Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, ek savunma hakkı tanınmak suretiyle uygulanan 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, B-Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, ek savunma hakkı tanınmak suretiyle uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç doğrudan 3.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14/04/2022 tarihli ve 2022/33912 sayılı, her iki sanık hakkında kurulan hükümler yönünden ayrı ayrı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; Süre tutum dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunan katılan sanık müdafiinin temyiz sebebi kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir . B.Katılan Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; 1.Kusuru bulunmamasına rağmen sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile fazla ceza tayin edildiğine, 2.Sanık ... hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 3.Diğer temyiz nedenlerine, ilişkindir. C. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; 1.Sanık ... hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 3.Diğer temyiz nedenlerine, ilişkindir. D.Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; Sanık ... hakkında kusur durumu gözetilmek suretiyle 53/6 uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü 10.08.2014 tarihinde, saat: 18:00’de, meskun mahalde, iki şeritli, iki yönlü, sollama yasağı bulunan kuru, düz asfalt yolda, sanık ...’ın sevk ve idaresindeki aracıyla sollama yaptığı sırada, ön ilerisinde seyreden ve sola dönmek için manevra yapan katılan sanık ...’in idaresindeki aracına çarpması sonucu ...’in basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak ve aracında yolcu olarak bulunan ...’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte, sanık ...’ın aracında bulunan eşi ...’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, kızı ...’ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati fonksiyonlarını orta (2-3) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir. 2.Sanık ... aşamalardaki beyanlarında, olay günü Armutlu dan Yalova'ya doğru gittiğini, Çınarcık kavşağına geldiğinde önünde bulunan yabancı plakalı bir aracı geçtiğini, bu aracın önünde beyaz bir otomobilin Çınarcık sapağını döndüğünü, mesafe yakın olduğundan duramadan çarptığını, suratının 50 veya 60 km. civarında olduğunu, olayda kusurunun olmadığını belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3.Katılan Sanık ... aşamalardaki beyanlarında, olay günü iki taraflı yolda iken sinyalini verip dönüşünü tamamladıktan sonra diğer sanığın kullandığı aracın kendisine gelip çarptığını, olayda kusurunun bulunmadığını belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 4.Katılanlar ... ve küçük ... adına anne ve babası Kasım ve ... şikayetçi olduklarını ve katılma talebinde bulunduklarını beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir. 5.Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında, olay saatinin gündüz, havanın açık, zeminin kuru, yolun düz ve eğimsiz olduğu ile azami hız sınırının 50km/saat olduğu, sanık sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 54/1-a maddesinde düzenlenen geçme kurallarına uymadığından bahisle kusurlu olduğu, katılan sanık sürücü ...'in ise aynı Kanunun 53/1-b maddesinde düzenlenen sola dönüş kurallarına riayet etmediğinden kusurlu olduğu belirtilmiştir. 6.Dosya kapsamında var olan bozma ilamı öncesine ait, kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 09/04/2014 tarihli tek bilirkişi raporu ile, sanık ...'ın geçmenin yasak olduğu yerlerden geçmek, gidiş ve geliş için birer şeridi bulunan iki yönlü trafiğin kullanıldığı yollarda önlerindeki bir aracı geçmeleri yasaktır kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, katılan sanık ...'in sola dönüş kuralına riayet etmediğinden tali kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. 7.Basit tıbbi müdahale ile geçer nitelikte yarlanan katılan ... 16/02/2015 tarihli celse basit taksir ile kazanın oluşumuna sebebiyet veren sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmiştir. 8.Katılan sanık ...’in basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak ve aracında yolcu olarak bulunan katılan ...’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte, sanık ...’ın aracında bulunan eşi ...’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, katılan küçük kızı ...’ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati fonksiyonlarını orta (2-3) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığına dair Çınarcık Devlet Hastanesince düzenlenmiş olay tarihli raporlar dosya içerisinde mevcuttur. 9.Sanıklar ... ve ...'e ait güncel adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesinin yanı sıra ayrıca 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. A.Sanık ... müdafiinin, sanık hakkında hükmedilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, ek savunma hakkı tanınmak suretiyle uygulanan 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; I.Eksik inceleme sonucu, kusuru bulunmamasına rağmen sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile fazla ceza tayin edildiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tali kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, ek savunma hakkı tanınmak suretiyle uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç doğrudan 3.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. II. Sanık ... hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, ek savunma hakkı tanınmak suretiyle uygulanan 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. III.Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri ; I.Sanık ... hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, ek savunma hakkı tanınmak suretiyle uygulanan 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. II.Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR I. Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Talebinin İncelenmesi İle; Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenlerle, Yalova 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2020/85 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm yönünden sanık müdafii, katılan sanık ... ile katılan ... ortak vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II.Katılan Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Talebinin İncelenmesi İle; Gerekçe bölümünün BI, BII, BIII numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle, Yalova 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2020/85 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm yönünden sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.