Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8947 E. 2023/3302 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8947
Karar No
2023/3302
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1725 E., 2019/1250 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 21.01.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacı vekili 13.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan 11.06.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 12.06.2017 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, 06.12.2017 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, tutuklanmadan önce tekel bayi işlettiğini ve tutuklanması nedeniyle gelir elde edemediğini, manevi yönden ağır depresyon geçirdiğini, haksız ve hukuka aykırı tutuklama nedeniyle 24.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Davalı vekili 17.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep ettiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılarak süresinde açılmamışsa reddedilmesi gerektiği, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kendi kusuru ile tutuklanmasına neden olduğundan davanın reddi gerektiğini, devletin bu durumda kusurunun bulunmadığını, davacının maddi zararını ispat edemediğini, talep edilen tazminat miktarı fahiş olduğundan reddi gerektiğini, davacının tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür. 3.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/162 Esas, 2018/548 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/1725 Esas, 2019/1250 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 16.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi, talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Davalı vekilinin temyiz istemi; Davacı tazminata esas dosyada suçunu ikrar ettiğini, beraat almasının nedeninin hukuka aykırı arama yapılması nedeniyle olduğu bu nedenle davacının tazminata hak kazanmayacağını, devletin davacının tutuklanmasında kusurunun bulunmadığını, davacı hakkında hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, kısmen kabul kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. B.Davacı vekilinin temyiz istemi; Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacının tazminata esas İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/299 Esas – 2017/331 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 11.06.2017 – 06.12.2017 tarihleri arasında 178 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.12.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek, 10.546,50 TL maddİ, 3.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın fazla olduğundan 8.330,75 TL olması gerektiği ve manevi tazminatın eksik olduğundan 10.000,00 TL olması gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/299 Esas – 2017/331 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 11.06.2017 – 06.12.2017 tarihleri arasında 178 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.12.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden; 1.Davanın reddi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden; 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteyemeyecek kişiler" başlıklı 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan ''Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar'' hükmü ve madde gerekçesinde yer alan "Adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suçu işlediğini veya suça katıldığını ifade ederek gözaltı veya tutuklamaya neden olmuş ise tazminat istemeye hak kazanmayacaktır." ibaresi göz önünde bulundurularak, bir suç isnadıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan kişi adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını beyan ederek şahsi kusuru ile gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmuşsa artık bu kişi tazminat talebinde bulunamayacaktır. Bu kapsamda dava konusu somut olay açısından tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/299 Esas – 2017/331 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının (sanığın) tüm aşamalardaki beyanları incelenip Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak davacının tazminat talep etme hakkının bulunup bulunmadığının araştırılmaması hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2-Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken davacı bakımından eksik manevi tazminata hükmedildiğinden, davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Kabul ve uygulamaya göre de; 4-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "8.182,80" TL yerine, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde "8.330,75" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. 5-Davacı tarafça dava dilekçesinde hükmedilen tazminat miktarlarına tarih belirtmeksizin yasal faize talep edildiğinden hükmedilen tazminatlara dava tarihi olan 13.04.2018 tarihinden faiz uygulanması gerekirken gözaltına alınma tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden; 1. Hükmedilen maddi tazminat talebi yönünden; Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Kabul ve uygulamaya göre de; 2. Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A-1, A-4, A-5 ve B-2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/725 Esas, 2019/1250 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8947, K. 2023/3302, T. 25.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8947-e-2023-3302-k-abf84511f891