Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9019 E. 2023/3282 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9019
Karar No
2023/3282
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1616 E., 2019/1057 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 15.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/128 E., 2010/302 K. sayılı dosyasında yargılanmam sebebiyle oluşan zararımın karşılığı olarak 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 16.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Dava dilekçesinin yasal unsurlar bakımından eksiktir. Dava haksız ve mesnetsizdir, yasal sürede açılmamıştır. Davacının durumunun 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmalıdır. Davacının tutuklanması yasaya uygundur. Talep edilen manevi tazminat miktarları fahiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2017/495 Esas, 2018/391 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/1616 Esas, 2019/1057 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.11.2021 tarihli ve 2020/25032 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine ilişkin kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmadığına, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Usulüne uygun toplanan delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda; davacının 15.09.2017 ve 11.10.2017 tarihli dilekçeleri ile hakkında beraat kararı verilen İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/128 Esas, 2010/302 Karar sayılı dosyasında "suç işlemek amacı ile örgüt kurmak ve yönetmek" suçlarından yargılanması sebebiyle ailesi ile birlikte kendisinin ruh ve beden sağlığının bozulduğunu, özel vekiline vekalet ücreti ödediğini bu nedenle maddi ve manevi kayıplarının olduğunu ileri sürerek 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği görülmüş, yapılan yargılama sonucunda; davacının yargılandığı İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/128 Esas, 2010/302 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı hakkında "suç işlemek amacı ile örgüt kurmak ve yönetmek" suçlarından 01.11.2010 tarihinde beraat kararı verildiği, ancak aynı iddianameye konu eylemler sebebiyle nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs, kişi hürriyetinin kısıtlanması ve tehdit suçlarının örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmemiş olması nedeni ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Manisa Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. Anılan görevsizlik kararı üzerine dosya Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/502 Esas sırasına kaydedilmiş olup, sanık (davacı) hakkında yapılan yargılama sonucunda 28.03.2014 tarihli 2014/114 Karar sayılı karar ile sanık ...'un müşteki ...'a karşı yağma suçundan açılan kamu davasında, eylemin silahla birden fazla kişi ile tehdit suçunu oluşturması sebebiyle 1 yıl 8 ay, müşteki ...'e karşı, hürriyetinden yoksun bırakmak suçu bakımından 1 yıl 8 ay, ... ve ...e karşı yağma suçu bakımından ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında eylemin tek bir yağma suçunu oluşturması sebebiyle 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın yalnız müşteki ...'e karşı yağma suçu bakımından delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği, işbu kararın Yargıtay tarafından onanarak 15.01.2015 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında tazminat davası için, "...her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunabilir." denilerek tazminat davası için öngörülen azami süre belirlenmiş olup, davacı hakkındaki hükümlerin kesinleşme tarihi nazara alındığında dava tarihi olan 11.10.2017 tarihi itibari ile belirtilen bir yıllık sürenin geçmiş olduğu, bu nedenle davanın süresinde açılmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında, davacı her ne kadar İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/128 Esas, 2010/302 Karar sayılı dosyasına konu eylemleri sebebiyle "suç işlemek amacı ile örgüt kurmak ve yönetmek" suçlarından beraat etmişse de yalnız bu suç yönünden eylemlerin örgüt çerçevesinde işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat hükmünün tek başına maddi ve manevi tazminat hakkı için yeterli olmadığı, mahkemece sanıkların eylemlerinin genel yetkili Ağır Ceza Mahkemelerince incelenmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verildiği ve sanık olan davacıya 5271 sayılı Kanun'un 141-144 maddeleri kapsamında tazminat isteme hakkının bulunmadığının ihtar edildiği, görevsizlik kararı üzerine davacının aynı iddianameye konu eylemleri sebebiyle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/502 Esas, 2014/114 Karar sayılı dosyasında suç oluşturan eylemleri sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği görülmüş olup, açılan tazminat davasının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesindeki koşulları taşımadığı, davacının kanuna uygun olarak gözaltına alındığı ve tutuklandığı ve tutuklanmasına neden olan eylemleri sebebiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; koşulları oluşmayan tazminat davasının reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Davacı taraf beraatle sonuçlanan davada tutuklu kaldığı süre sebebiyle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinde bulunmuştur. Hukukumuzda haksız tutuklama, yakalama veya diğer koruma tedbirleri sebebiyle oluşan zararları karşılanması için 5271 sayılı Kanun'un 141 ve devamı maddeleri kapsamında tazminat davası açmak mümkündür. Davacı taraf da Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/502 Esas ve 2014/114 Karar sayılı dosyasında 17.03.2009 tarihinde gözaltına alınıp, 25.03.2009 - 10.02.2010 tarihleri arasında tutuklu kalmış ve ilgili dosyada yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verilmesi üzerine iş bu koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasını açmıştır. Ancak, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince dava açma süresi karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde kesinleşmeyi izleyen 1 yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. Beraat kararının Yargtay 6. Ceza Dairesinin 15.01.2015 tarih, 2014/9332 Esas 2015/200 Karar sayılı ilamıyla onanarak 15.01.2015 tarihinde kesinleştiği, bu durumda en geç 15.01.2016 tarihine kadar davanın açılması gerektiği ancak 1 yıllık süreden sonra davanın 11.10.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davanın süre yönünden reddi gerekirken davacının 5271 sayılı Kanun'un 141-144 maddeleri kapsamında tazminat isteme hakkı bulunmadığından ve yasal şartlar oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla; Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarih ve 2017/495 Esas 2018/391 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/128 E., 2010/302 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla ve birden fazla kişi tarafından birlikte yağma suçlarından 17.03.2009 - 10.02.2010 tarihleri arasında 330 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 01.11.2010 tarihinde davacının suç işlemek amacı ile örgüt kurmak ve yönetmek suçundan beraatine, aynı iddianameye konu eylemler sebebiyle nitelikli yağma, yağmaya teşebbüs, kişi hürriyetinin kısıtlanması ve tehdit suçlarının örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmemiş olması nedeni ile mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, kararın 09.11.2010 tarihinde kesinleştiği, görevsizlik kararı üzerine Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/502 E., 2014/114 K. Sayılı ceza dosyasında yapılan yargılama sonunda 28.03.2014 tarihinde silahla birden fazla kişi ile tehdit suçundan 1 yıl 8 ay, hürriyetinden yoksun bırakmak suçundan 1 yıl 8 ay, yağma suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, başka bir mağdura karşı yağma suçundan beraatine karar verildiği, kararın 15.01.2015 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Tazminata esas ceza davalarındaki beraat hükümlerinin 09.11.2010 ve 15.01.2015 tarihlerinde kesinleşmesinin ardından 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 15.09.2017 tarihinde dava açılması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/1616 Esas, 2019/1057 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9019, K. 2023/3282, T. 25.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9019-e-2023-3282-k-0a2d159b16d0