Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8813 E. 2025/7388 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8813
Karar No
2025/7388
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2421 E., 2020/596 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1,62/1, 50/1-a, 52/4, 63 maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, tazminat davasına konu yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporunun sanığın olay mahalline gelmeden önceki hızı bakımından değerlendirmeyi içerdiğine, hız sınırının iki katı oranında aşılmadığına, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna; katılanlar vekilinin temyiz istemi; olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 03.05.2018 günü saat 16.33 sıralarında sanık idaresindeki otomobil ile bölünmüş tek yönlü, üç şeritli, yatay güzergahta düz ve düşey güzergahta eğimsiz, asfalt kaplama, azami hız limitinin 50 km/s olduğu, meskun mahal sınırları içindeki yolda seyri sırasında karşıdan karşıya geçmek üzere orta refüj çizgisinde beklemekte olan yaya ...'a aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde yayanın ölümüyle sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde, Yerel Mahkemece, sanığın asli, ölen yayanın ise tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildiren Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 12.10.2018 tarihinin raporunun hükme esas alınması suretiyle, sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince yerel mahkemenin olayın sübutuna ilişkin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ancak sanığın meskun mahal hız sınırlarının çok üzerinde araç kullandığı, bu hususun katılanlar tarafından açılan tazminat davası kapsamında Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da sabit olduğu kabulü ile bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak asli kusuru ile bir kişinin ölümüne sebep olan sanık bakımından bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyete karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, olay anındaki hızın azami hız sınırının bir katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, somut olayda kaza mahallinde azami hız sınırının 50 km/s olduğu, kaza tespit tutanağında fren izi uzunluğunun 39,9 metre ve araç hızının 78,29 km/s olarak belirtildiği, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın hızının tespiti bakımından bilinçli taksir koşullarının oluştuğu yönündeki kabule esas alınan Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki hız tespitinin sanığın kaza mahallinin öncesindeki geçiş güzergahını gösteren kamera kayıtlarının incelemesi neticesinde oluşturulduğu, buna göre sanığın kamera açısından çıktıktan sonra hızını azaltmadan seyrine devam ettiği şeklindeki kabulün varsayıma dayalı olacağı, sanığın kaza anındaki hızının mahaldeki hız sınırının bir katı üzerinde olduğuna ilişkin dosya kapsamında tereddüte yer bırakmayacak şekilde bir tespitin bulunmadığı, buna göre bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin hükmolunan temel cezada 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8813, K. 2025/7388, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8813-e-2025-7388-k-f260e0c8e790