Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5571 E. 2025/7314 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5571
- Karar No
- 2025/7314
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/761 E., 2018/580 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : istinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 15.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; tanık ifadelerinde çelişkiler olduğuna, deliller tam toplanmadan, maddi gerçeğe ulaşmak için yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna, tanık olarak dinlenen ...'in sanık olması gerektiğine, pazar günü söz konusu işyerinde çalışılmamasına rağmen pazar günü kimin ve niçin ölen ve ...'i çağırdığı hususunun mahkemece aydınlatılmadığına, kaza mahalline çalışırken girilemeyeceğine göre makine durur vaziyette iken ölenin oraya girdiği, beraber çalıştıkları ...'in de ...'u görmeden düğmeye basmaması gerekmesine rağmen düğmeye bastığının ortada olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; (Temyiz dışı) Sanık ...'in ... Nakliye Taş Ocağı Ltd Şti'nin ... ... mahallesinde faaliyet gösteren krom madeni işletmesi yetkilisi, sanık ...'ın vardiya çavuşu olduğu krom maden işletmesinde taş kırma ünitesinde çalışan ...'ün 24.08.2014 günü saat 16.30 sıralarında taş kırma makinasının vibrasyon motorunun olduğu alt kısımda iş arkadaşı tarafından yaralı halde bulunarak kaldırıldığı hastanede öldüğü olayda, ölenin (temyiz dışı) ...'in yetkilisi olduğu taş ocağında çalıştığı, sanık ...'ın bu yerde vardiya sorumlusu olup işveren adına hareket ettiği, meydana gelen netice bakımından iş veren ve adına hareket eden kişiler olan sanıkların, kumanda kullanmakla görevli bir işçinin çalışma kuralları dışına çıkarak bahse konu iş makinesinin arızalanması ya da başka bir nedenle çalışma alanından çıkması ve bu iş makinesi yüzünden ölmesi neticesini öngörmeleri kendilerinden beklenmesine rağmen ölene gerek fiili çalışma sırasında ve süresince gerekse çalışma saati dışındaki bilgilendirme ve uyarılarla gerekli eğitimi vermeyerek ve bahse konu cihazın yapısı itibariyle alçakta dönmesi sebebiyle burada koruma önlemlerine başvurmayarak yani gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek işçinin ölümüne taksirle neden oldukları kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde; Ölen ...'ün ... Madencilik isimli işletmede çalışmakta iken olay günü saat 16:30 sıralarında taş kırma makinasının vibrasyon motorunun olduğu yerin alt kısmında iş arkadaşı ve tanık olarak beyanına başvurulan ... tarafından yaralı bir vaziyette iken bulunduğu hastaneye kaldırılmasına rağmen künt kafa travmasına bağlı kafatası kırıklarıyla buna bağlı gelişen kanama nedeniyle öldüğü, (temyiz dışı) sanık ...'in işletmenin yetkilisi ve temsilcisi olduğu, sanık ...'ın ise vardiya sorumlusu olduğu olayda, Yerel mahkemece sanık ...'ın, ölen işçinin kırıcı kontrol kumandasının kullanımı ile ilgili herhangi bir eğitimden ya da kurstan geçirilmediğini, bahse konu cihazın yapısı itibariyle alçakta dönmesi sebebiyle koruma önlemlerine başvurulmadığından işveren adına hareket edilmesi nedeniyle sorumlu olduğu belirtilerek mahkumiyetine kararı verilmiş ise de; ölen ile sanığın bölümlerinin ve vardiyalarının farklı olduğu, olayın olduğu pazar günleri bu bölümde çalışma yapılmadığı, bu bölümde sanığın sorumluluğunun bulunmadığı, sanığın ölen ...'ün ölümünde yetki ve görev itibariyle kusur ya da ihmalinin bulunmadığı anlaşıldığından sanık ... 'ün mahkumiyetine ilişkin hükmün kaldırılarak sanığın ...'ün ölümünde taksiri olmadığından CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, katılanlar vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi