Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9340 E. 2025/7318 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9340
- Karar No
- 2025/7318
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1274 E., 2020/686 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2-4, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın otobanda ilerlerken trafiğin yavaşladığı alana yaklaşmadan önce hiçbir uyarı levhası ve işareti görmediğine, tanık ...'un ifadesinde sadece çalışmakta oldukları alanı emniyete aldıklarını beyan ettiğine, yolda hiçbir uyarı levhası ve işaretinin olmadığına, muhtemelen uyarı levhalarının kaza sonrası konulduğuna, sanığın trafik yavaşlayınca hızını yavaşlatır şekilde orta şeritte ilerlemekteyken sol tarafında bulunan doblo aracın sanığın önüne kırması sonucu sanığın aracına çarptığı, sanığın çarpma etkisiyle plastik dubalara gittiği ve yüksek dubalara çarparak aracı durdurabildiği, sanığın öleni olay yerinde görmediği, sanığın kaza sonrası aracından indikten sonra bir kişinin yaralandığı kendisine söylenince olaydan haberi olduğuna, muhtemelen dubaların çarpması sonucu yaralandığına, sanığın bilinçli taksirle cezalandırılmasının mümkün olmadığına, eksik inceleme yapıldığına, kazaya diğer aracın sebep olduğuna, bu durumun dikkate alınmadığına, 53/6 uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kusuru olmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesinin ve alt sınırın çok üzerinde ceza tayin edilmesinin ve bilinçli taksir uygulamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 26/03/2017 günü, açık havada, saat 15.45 sıralarında, sanık sürücünün idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, bölünmüş üç şeritli otoyolda, orta şeritte seyir halindeyken yol çalışması bulunan mahalde seyir yönüne hitap eden trafik işaret levhalarını dikkate almadan dikkatsiz ve tedbirsiz halde seyrederek olay yerine geldiğinde, kendi beyanında belirttiği üzere önüne manevra yapan araca çarpmamak için frenli vaziyette manevra yapmasına rağmen, tedbirde gecikmiş olmakla aracını durduramayıp, trafiğe kapatılmış yol bölümüne girmesi ve bu bölümde elindeki bayrak ile trafiği tek şeritli yol bölümüne yönlendirmekte olan görevli işçi ...’e çarparak asli kusurlu olarak ölümüne neden olduğu, ölenin ise çalışma bulunan yolun trafiğe kapalı bölümünde, trafiği yönlendirme görevini ifa ettiği sırada, dikkatsiz ve tedbirsizce seyredip trafiğe kapalı yol bölümüne giren sanığın idaresindeki aracın çarpmasına maruz kalmasında olayın oluşu üzerine etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığı mahallinde yapılan keşif,bilirkişi raporu ve adli tıp kurumu trafik ihtisas kurulu raporu doğrultusunda kabul edilerek sanığın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62, 50/4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan yeterince uzaklaşılmaması ve sanığın idaresindeki araç ile seyir halindeyken kaza noktasından bir kilometre geride çalışma yapıldığını gösteren, ışıklı işaret levhaları konulduğu ve dubalarla işaretleme yapıldığı halde neticeyi öngördüğü halde hızını azaltmayarak, asli ve tam kusurlu şekilde, üzerinde reflektif yelek, elinde kırmızı ikaz bayrağı bulunan yol yapım görevlisi ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiği olayda bilinçli taksir halinin bulunduğu, sanığın neticeyi öngörmesine rağmen hızını azaltmayarak kendi becerisine güvenmek suretiyle yola devamla, mağdurun ölümüne sebebiyet verdiği sabit olduğundan bilinçli taksir koşulları oluştuğu halde cezasından TCK'nun 22/3.maddesi gereğince artırım yapılmaması kanuna aykırı bulunmuş, duruşma açılarak yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- 26/03/2017 günü, açık havada, saat 15.45 sıralarında, sanık sürücünün idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, bölünmüş üç şeritli otoyolda çalışma yapıldığını gösteren işaretlemeler yapıldığı halde dikkatsiz ve tedbirsiz halde seyrederek olay yerine geldiğinde, sanığın aksi ispatlanamayan savunmasına göre önüne manevra yapan araca çarpmamak için frenli vaziyette sağa manevra yaptığı sırada trafiğe kapatılmış yol bölümüne girmesi ve bu bölümde elindeki bayrak ile trafiği tek şeritli yol bölümüne yönlendirmekte olan görevli işçi ...’e çarptığı olayda koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde; belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında A,A1, A2, B, B1, D1, F, M sınıfı sürücü belgelerinin bulunduğu, aynı zamanda mevcut sürücü belgesi sınıflarının birbirleri yerine ikamesinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirleöldürme suçu sebebiyle "B sınıfı" sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerekirken "A-B sınıfı" sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 271 sayılı CMK’nın 304/2.maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.